İstanbul ve Bodrum’un Hafızası Satışa Çıktı: İkonik İki Yapı Yeni Sahibini Bekliyor

Gayrimenkul piyasasında hareketli günler yaşanıyor. Hem Bodrum’un gece hayatı denince akla gelen ilk isim olan Halikarnas Disko’nun arazisi hem de İstanbul’un İstiklal Caddesi’ndeki tarihi Casa Botter apartmanı, eş zamanlı olarak satış listelerine girdi.

Türkiye’nin turizm ve mimari tarihinde derin izler bırakan, biri eğlence dünyasının diğeri ise sanatın merkezinde yer alan iki dev gayrimenkul, yatırımcıların odağına yerleşti.

Gayrimenkul piyasasında hareketli günler yaşanıyor. Hem Bodrum’un gece hayatı denince akla gelen ilk isim olan Halikarnas Disko’nun arazisi hem de İstanbul’un İstiklal Caddesi’ndeki tarihi Casa Botter apartmanı, eş zamanlı olarak satış listelerine girdi. İki farklı şehirde yer almasına rağmen her ikisi de kültürel birer simge olan bu mülklerin piyasaya sürülmesi, büyük ölçekli yatırımcıları heyecanlandırdı.

Eğlence Tarihinin Dönüm Noktası

Bodrum Kumbahçe’de yer alan yaklaşık 3 bin metrekarelik Halikarnas Disko alanı, yıllarca dünya starlarını ağırlayan bir merkezdi. 1979 yılından 2017 yılına kadar Bodrum turizminin en önemli çekim merkezlerinden biri olan bu arazi, yıkım sürecinin ardından uzun süredir sessizliğini koruyordu. Denizle doğrudan bağlantısı ve tarihi dokusuyla bölgedeki en stratejik noktalardan biri olarak kabul edilen bu mülkün satışıyla birlikte, Bodrum’un eğlence tarihinde bir dönemin tamamen kapandığı ifade ediliyor.

Art Nouveau Mirasının Geleceği

İstanbul tarafında ise Sultan II. Abdülhamid’in terzisi Jean Botter için inşa edilen Casa Botter apartmanı vitrine çıktı. 124 yıllık geçmişiyle İstiklal Caddesi’nin en zarif yapıları arasında gösterilen bina, Osmanlı mimarisindeki ilk Art Nouveau tasarımı olma özelliğini taşıyor. Toplam 9 kat ve 2 bin 200 metrekarelik kapalı alana sahip olan bu yapının, yakın zamanda geçirilen restorasyon çalışmalarıyla yeniden sanat dünyasına kazandırılmış olması, onu yatırımcılar için prestijli bir seçenek haline getiriyor.

Şimdi gözler, hem Bodrum hem de İstanbul’daki bu iki kıymetli varlığın hangi kurum veya isimler tarafından devralınacağına ve bu alanların gelecekte nasıl bir amaçla kullanılacağına çevrilmiş durumda.

İLGİLİ HABERLER