Türk televizyon tarihinin efsaneleşen karakteri Timur Hakmen ile özdeşleşen Haşim Hekimoğlu'nun hayatı, ekranlardaki "kılıbık" imajının çok ötesinde, derin bir tiyatro tutkusu ve şaşırtıcı bir intikam hikayesiyle örülü.
Tiyatro dünyasının duayenlerinden Özdemir Nutku’nun anılarında gün yüzüne çıkan detaylar, Kaynanalar dizisindeki o meşhur seçimin perde arkasını gözler önüne seriyor. Meğer Haşim Hekimoğlu’nun üzerine yapışan "kılıbık" etiketi, yakın dostu Tekin Akmansoy’un esprili bir misillemesinin ürünüymüş.
Sahneden televizyona uzanan bu unutulmaz süreçte, Akmansoy'un kendi gerçek hayatındaki kılıbıklığını, arkadaşına "kılıbık" diyerek ödeşmeye çalışması tiyatro camiasında tatlı bir rekabet hikayesine dönüştü. İzleyicinin Timur Hakmen karakterini gerçek kişiliği sanıp sokakta ona tavır alması ise, usta oyuncunun inandırıcılığının zirvesi olarak kayıtlara geçti.
Tiyatro sahnesinin gönül insanı
Eğitimci kimliğiyle öğrencilerine Avrupa’dan getirdiği kültürel dokunuşlar ve sanata olan adanmışlığıyla tanınan Hekimoğlu, sadece bir oyuncu değil; öğrencileri için bir rehber, personeli içinse zarif bir dosttu. Kendi evindeki eşyaları dekor masrafı olmasın diye sahneye taşıyacak kadar işine tutkun olan Hekimoğlu, 1996 yılında veda edene kadar Türk tiyatrosuna sayısız iz bıraktı.
Gerçekle kurgunun karıştığı anlar
Kaynanalar dizisi o kadar etkiliydi ki, Haşim Hekimoğlu eşiyle yemeğe çıktığında bile halkın tepkisiyle karşılaşıyordu. Dizideki eşini aldattığını sananların ayıplı bakışlarına maruz kalan sanatçı, kurgu ile gerçek hayatın birbirine karıştığı o dönemde, hem bir halk kahramanı hem de bir kurban haline gelmişti.
Tekin Akmansoy’un disiplini ile Özdemir Nutku’nun entelektüel derinliğinin kesiştiği bu hikaye, bugün sadece bir dizi başarısını değil; bir dönemin tiyatrocularının birbirine olan bağlılığını ve sanata bakış açısını temsil ediyor. Hekimoğlu, ardında bıraktığı "Paşam" diye seslenilen zarif mirasıyla, bugün hala Türk tiyatrosunun en kıymetli isimlerinden biri olarak anılıyor.