Geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu’na güçlü destek veren iki öğretim üyesi, 2010 yılından bugüne uzanan siyasi süreci hayal kırıklığı olarak tanımlayarak, eski genel başkanın mevcut konumunu eleştirdi.
CHP içerisinde 2010 yılında başlayan Kemal Kılıçdaroğlu dönemi, o dönem partiye büyük umutlarla katılan aydınlar ve akademisyenler nezdinde ciddi bir sorgulama sürecine girdi. Prof. Dr. Kadir Bal ve Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek, 16 yıllık siyasi seyri değerlendirdikleri açıklamalarında, başlangıçta toplumsal bir beklentiyle yola çıkıldığını ancak gelinen noktanın büyük bir hayal kırıklığı yarattığını öne sürdü.
Akademisyenler, 2010 yılında 174 profesör ve doçent ile çeşitli meslek gruplarından yüzlerce uzmanın CHP’ye katılımını organize ederek, partinin oy oranını yükseltmeyi hedeflediklerini belirttiler. Söz konusu dönemde "Gandi Kemal" imajıyla geniş bir kesimin desteğini alan Kılıçdaroğlu’nun, uzun yıllar süren genel başkanlığı boyunca seçim başarılarını yakalayamadığı ve partiyi %25 bandında tuttuğu ifade edildi.
Siyasi dönüşüm ve yargı süreçleri
Değerlendirmede, 2023 seçimlerinin ardından CHP'de yaşanan yönetim değişikliğinin bir dönüm noktası olduğu savunuldu. Ekrem İmamoğlu liderliğindeki değişim hareketinin ardından Özgür Özel ile kurultay sürecinin başarıya ulaştığı ve 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde partinin birinci parti konumuna yükseldiği hatırlatıldı. Ancak metinde, son dönemde yaşanan yargısal süreçler ve yerel yönetimlere yönelik müdahaleler neticesinde, parti yönetiminin mahkeme kararlarıyla yeniden şekillendiği ve Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte kayyım benzeri bir rolde konumlandırıldığı iddia edildi.
Akademisyenlerin gözünden 16 yılın muhasebesi
Prof. Dr. Bal ve Prof. Dr. Kocazeybek, kendilerinin de yoğun emek harcadığı sürecin sonunda, Kılıçdaroğlu’nun siyasi geleceğinin "Beştepeli Kılıçdaroğlu" söylemiyle anılacak bir evreye girdiğini savundu. Geçmişte aydınların büyük destek verdiği bir liderin, bugün taban desteğinden yoksun bir biçimde parti yönetimine dönmesinin yarattığı travmaya dikkat çeken akademisyenler, bu durumu "kandırılmışlık" hissi olarak nitelendirdi.
Hukuki ve siyasi bir değerlendirme olarak sunulan bu ifadelerde, Kılıçdaroğlu’nun eski destekçilerinin yaşadığı hayal kırıklığı ön plana çıkarılıyor. Söz konusu isimler, yaşadıkları bu siyasi kırılmayı, Atatürk’ün umutla ilgili ilkelerine atıfta bulunarak aşmaya çalıştıklarını ifade ederken, geçmişteki çabalarının mevcut siyasi iklimdeki karşılığını sorguluyorlar.