Koç Topluluğu Yüzüncü Yılında Ekonomik Yol Haritasını Belirledi

Ankara’daki ATO Congresium’da düzenlenen Koç Topluluğu 100. Kuruluş Yıl Dönümü etkinliği, iş dünyası ve siyaset temsilcilerini bir araya getirdi. Topluluğun bir asırlık gelişim sürecinin ele alındığı programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tebrik mesajı da katılımcılarla paylaşıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin sanayileşme tarihinde önemli bir paya sahip olan Koç Topluluğu'nun kuruluş yıl dönümünde yaptığı açıklamada, ülkenin kalkınma vizyonunda kamu ve özel sektör iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekti.

Ankara’daki ATO Congresium’da düzenlenen Koç Topluluğu 100. Kuruluş Yıl Dönümü etkinliği, iş dünyası ve siyaset temsilcilerini bir araya getirdi. Topluluğun bir asırlık gelişim sürecinin ele alındığı programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tebrik mesajı da katılımcılarla paylaşıldı. Erdoğan mesajında, topluluğun Türkiye’nin menfaatlerini merkeze alan yaklaşımının, Türkiye Yüzyılı hedefleriyle örtüştüğünü vurguladı.

Ekonomik bağımsızlık kapasite meselesidir

Etkinlikte konuşan Cevdet Yılmaz, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ekonomik bağımsızlığa dair sözlerini hatırlatarak, bağımsızlığın sadece hukuki bir statü değil, aynı zamanda üretim ve kurumsal kapasiteyi gerektiren bir olgu olduğunu belirtti. Türkiye’nin son yüzyılda sanayi altyapısını güçlendirerek küresel ölçekte önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini ifade eden Yılmaz, Koç Topluluğu’nun bu serüvenin temel aktörlerinden biri olduğunu söyledi.

Yılmaz, "Bugün kağıt üzerinde bağımsız olup, üretim altyapısı bulunmayan ülkelerin fiili bağımsızlığı zayıf kalmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ekonomik egemenliğini perçinleyen Türkiye, bugün bilgi temelli ve yenilikçi bir üretim modeline geçiş sürecini hızlandırmıştır" dedi.

Veri odaklı büyüme ve küresel rekabet

Koç Topluluğu’nun Türkiye ekonomisindeki ağırlığına ilişkin veriler paylaşan Yılmaz, topluluğun kombine gelirlerinin ülke ekonomisinin yüzde 7’sine, ihracat payının ise yaklaşık yüzde 8’ine tekabül ettiğini belirtti. Son beş yıllık süreçte 16,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştiren grubun, Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalarıyla rekabet gücünü artırdığını vurgulayan Yılmaz, bu yatırımların uzun vadeli değer üretimi açısından taşıdığı değere işaret etti.

Güçlü bir Türkiye hedefi için ortak vizyon

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin jeopolitik gerilimlerin arttığı zorlu bir küresel düzlemden geçtiğini hatırlatan Yılmaz, sadece haklı olmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda güçlü olmanın bir zorunluluk olduğunu ifade etti. "Hem haklı hem de güçlü olmak" prensibiyle hareket edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonunun siyasi, ekonomik ve toplumsal tüm paydaşların mutabakatıyla hayata geçirilebileceğini sözlerine ekledi. Toplumsal huzurun ve iç barışın bu süreçteki önemine dikkat çeken Yılmaz, özel sektörün bu yürüyüşte en sağlam yol arkadaşlarından biri olmaya devam edeceğini belirterek sözlerini noktaladı.

İLGİLİ HABERLER