Koltukta kalma savaşı: Netanyahu’nun siyasi kariyerinde son perde

İsrail siyasetinin uzun süreli ismi Binyamin Netanyahu için çember daralıyor. Hem bölgesel çatışmaların getirdiği askeri başarısızlıklar hem de ülkesindeki derin siyasi bölünmeler, Başbakan’ı kariyerinin en sarsıntılı günlerine taşıdı.

Gazze ve Lübnan hattındaki askeri krizler ile yolsuzluk dosyalarının arasına sıkışan İsrail Başbakanı, iktidarını korumak için ya sandığa gitmek ya da radikal bir uzlaşıya varmak zorunda.

İsrail siyasetinin uzun süreli ismi Binyamin Netanyahu için çember daralıyor. Hem bölgesel çatışmaların getirdiği askeri başarısızlıklar hem de ülkesindeki derin siyasi bölünmeler, Başbakan’ı kariyerinin en sarsıntılı günlerine taşıdı. Uzmanlar, Netanyahu’nun artık manevra kabiliyetini kaybettiği ve koltuğunu korumak adına çok kısıtlı seçeneklere sahip olduğu konusunda hemfikir.

Yargı ve sandık baskısı

Siyasi analist Hilal Nassar’ın değerlendirmesine göre, Netanyahu için tek gerçekçi çıkış rotaları erken seçim kararı almak veya masada zorlu bir uzlaşı sağlamak olarak öne çıkıyor. Başbakan’ın yakasını bırakmayan yolsuzluk davaları, yargı sürecinin ağırlığıyla birleşince, Netanyahu’nun siyasi kararlar alırken hareket alanını tamamen kısıtlıyor.

Güvenlik zaafiyeti ve Lübnan kördüğümü

Lübnan cephesinde yaşananlar ise İsrail hükümeti için tam bir güvenlik sınavına dönüşmüş durumda. Siyaset bilimci Dr. İyad Hamdan, Netanyahu’nun Hizbullah’ı sınırdan uzaklaştırma sözünü tutamadığını ve bunun hükümetin zayıflığını gözler önüne serdiğini savunuyor. Özellikle Hizbullah’ın İHA teknolojileri karşısında İsrail savunma sistemlerinin yetersiz kalması, ordu ve hükümet üzerindeki iç eleştirileri körüklüyor.

Savaş stratejisi mi, siyasi kalkan mı?

Analist Muhammed Mustafa Şahin’e göre, Netanyahu “savaş lideri” imajını, yolsuzluk ve ekonomik sıkıntıları halkın gündeminden düşürmek için stratejik bir kalkan olarak kullanıyor. Başbakan’ın operasyonları genişletme eğiliminin ardında, güvenlik korkusunu tetikleyerek iktidarını uzatma çabası yattığı öne sürülüyor.

ABD ve Trump faktörü

Öte yandan İsrail medyasında, Donald Trump’ın İsrail’e yapması planlanan olası bir ziyaretin Netanyahu’nun imaj tazeleme çalışmalarına etkisi tartışılıyor. Ancak ABD ile İran arasında yaşanabilecek diplomatik bir yumuşama, Netanyahu’nun bölgedeki mevcut sertlik yanlısı siyasetini tamamen boşa çıkarabilecek bir risk olarak görülüyor. Bölgedeki karmaşık diplomatik trafik, İsrail başbakanının geleceği hakkındaki belirsizliği derinleştirmeye devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER