Ituri bölgesindeki altın madenlerinde patlak veren Ebola salgını, bölgedeki yoğun göç ve dezenformasyon nedeniyle sınır tanımadan yayılma riski taşıyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) ortaya çıkan yeni bir Ebola salgını, ülkenin doğusundaki altın madenciliği faaliyetlerinin yoğunlaştığı Mongbwalu bölgesini merkez üssü haline getirdi. Sağlık otoriteleri, Şubat ayında maden sahalarında başladığı değerlendirilen salgının, işçi hareketliliği ve kontrolsüz ticaret ağları sebebiyle hızla yayıldığına dair bulgulara dikkat çekiyor.
Tedavisi henüz bulunmayan Bundibugyo varyantının tespit edildiği bölgede, ilk aşamada maden işçilerine sıtma teşhisi konulması müdahale sürecini aksattı. Semptomların devam etmesiyle durumun ciddiyeti anlaşıldı ancak vaka sayısı kısa sürede 450’nin üzerine çıktı.
Madenlerdeki güvensizlik ve dezenformasyon
Salgının denetim altına alınmasını engelleyen en büyük unsurlardan biri, bölge halkı arasında yayılan komplo teorileri olarak öne çıkıyor. Bazı maden çalışanları, hastalığın varlığını reddederek bunun uluslararası kuruluşların kazanç elde etme çabası olduğunu savunuyor. Yerel maden görevlileri, hastanelere götürülen kişilere yönelik ciddi asılsız iddiaların dolaşımda olduğunu ve bu durumun sağlık ekiplerine olan güveni zedelediğini belirtiyor.
Ekonomik zorunluluklar riski büyütüyor
Bölgedeki işçiler için salgın riski, günlük geçim mücadelesinin gerisinde kalıyor. Birçok madenci, hayati tehlikeye rağmen çalışmaya devam etmek zorunda olduklarını ifade ederek başka bir seçeneklerinin bulunmadığını vurguluyor. Yetkililer, halkı sağlık protokollerine uyma konusunda ikna etmenin şu anki en büyük engel olduğunu belirtirken, ekonomik çaresizliğin virüsün yayılma hızını artırdığı değerlendiriliyor.
Komşu ülkelere sıçradı
KDC yönetiminin son verilerine göre vaka sayısı 452’ye ulaşırken, can kaybı 82 olarak açıklandı. Salgının etkileri sınırları da aşarak Uganda’da 19 vakaya ve iki ölüme neden oldu. Sağlık yetkilileri, hareketli nüfusun yoğun olduğu maden bölgelerindeki bu tablonun bölgesel güvenlik açısından ciddi bir halk sağlığı krizi teşkil ettiğini kaydediyor.