Küresel Barış Endeksi Verileri Çatışmalı Bir Dünyayı İşaret Ediyor

Institute for Economics and Peace tarafından hazırlanan ve 163 ülkeyi kapsayan Küresel Barış Endeksi, uluslararası sistemin giderek daha kırılgan bir yapıya büründüğünü gözler önüne seriyor.

Yayımlanan yeni rapor, küresel ölçekte güvenlik algısının on iki yıldır sürekli gerilediğini ve devletler arası çatışmaların İkinci Dünya Savaşı sonrası en yüksek seviyeye ulaştığını ortaya koyuyor.

Institute for Economics and Peace tarafından hazırlanan ve 163 ülkeyi kapsayan Küresel Barış Endeksi, uluslararası sistemin giderek daha kırılgan bir yapıya büründüğünü gözler önüne seriyor. Verilere göre dünya genelinde 61 aktif çatışma sürerken, 103 devlet sınır ötesi bir anlaşmazlığın tarafı haline gelmiş durumda. Bu tablo, özellikle 2008 yılından bu yana uluslararası ilişkilerdeki gerilimin iki katına çıktığını gösteriyor.

Sıralamada İzlanda zirvedeki yerini korumaya devam ederken, Rusya en düşük güvenlik puanıyla listenin sonunda yer aldı. Hollanda ise uzun süredir koruduğu istikrarlı çizgisiyle 17. sıradaki yerini muhafaza ediyor. Araştırma, şiddet ve savaşın küresel ekonomiye yıllık maliyetinin 19 trilyon euroyu aştığını, bunun da dünya ekonomisinin yüzde 10’undan fazlasına tekabül ettiğini belirtiyor.

Güç Dengelerinde Büyük Parçalanma

Uzmanlar, barış seviyesindeki bu düşüşün temel nedenlerinden biri olarak "Büyük Parçalanma" sürecini işaret ediyor. Geleneksel büyük güçlerin etkisinin azaldığı, buna karşılık orta ölçekli güçlerin uluslararası siyasette ağırlık kazandığı bir dönem yaşanıyor. Avrupa Birliği içinde diplomatik ve ekonomik ağlarıyla güçlü bir konumda bulunan Hollanda, bu "yerleşik orta güç" kategorisinde değerlendiriliyor. Analistlere göre, güç merkezlerinin çoğalması diplomatik uzlaşıları zorlaştırıyor ve barış süreçlerinin karmaşıklaşmasına yol açıyor.

Teknolojik Gelişim ve Savaşın Geleceği

Modern çatışma dinamiklerini değiştiren bir diğer unsur ise savunma teknolojilerindeki hızlı değişim olarak öne çıkıyor. İnsansız hava araçlarının kullanımı 2018-2025 yılları arasında yüzde 11.500 oranında artış gösterdi. Yapay zekâ sistemlerinin karar alma süreçlerinde insan denetimini geride bırakmaya başlaması, uluslararası hukuk açısından ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, diplomasi ve hukuk düzenlemelerinin, sahada kullanılan teknolojik ilerlemenin gerisinde kaldığı uyarısında bulunuyor.

Yaşanan bu yapısal değişimler ve artan çatışma ortamı, küresel güvenlik mimarisinin önümüzdeki dönemde çok daha zorlu sınamalarla karşı karşıya kalacağını kanıtlar nitelikte.

İLGİLİ HABERLER