Küresel ekonomide durgunluk riski ve büyüme tahminleri düştü

Dünya Bankası tarafından yayımlanan Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu, Orta Doğu’daki çatışma ortamının dünya ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.

Dünya Bankası, jeopolitik gerilimlerin tetiklediği enerji maliyetleri ve enflasyon baskısı nedeniyle dünya genelindeki ekonomik büyüme beklentilerini revize etti.

Dünya Bankası tarafından yayımlanan Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu, Orta Doğu’daki çatışma ortamının dünya ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Kurum, 2026 yılı için öngörülen büyüme hedefini aşağı yönlü güncellerken, enerji arzında yaşanabilecek olası bir krizin küresel ekonomiyi çok daha keskin bir daralmaya sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

Raporda, 2025 yılında yüzde 2,9 olarak öngörülen büyüme hızının, 2026 itibarıyla yüzde 2,5 seviyesine gerileyeceği ifade edildi. Banka, Ocak ayında paylaştığı raporla karşılaştırıldığında, dünya genelindeki ekonomilerin üçte ikisi için büyüme tahminlerini düşürme yoluna gitti. Gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ekonomilerle arasındaki gelir makasını kapatma sürecinin ise 2028 yılına kadar ciddi bir duraklama yaşayacağı öngörülüyor.

Enerji piyasasında risk artıyor

Küresel enflasyonun bu yıl yüzde 4 seviyesine tırmanması beklenirken, Brent petrolün varil fiyatının ise ortalama 94 dolar civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir tıkanıklığın enerji piyasalarını ciddi şekilde sekteye uğratabileceği belirtiliyor. Analistler, bu durumun gübre fiyatlarını yukarı çekeceğini ve bunun da gıda fiyatlarında zincirleme bir enflasyonist etki yaratacağını vurguluyor.

Raporda, en kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda küresel büyümenin 2026 yılında yüzde 1,3 seviyesine kadar düşebileceği kaydedildi.

Türkiye ve gelişen ekonomiler için beklentiler

Dünya Bankası, Türkiye'nin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 3,7'den yüzde 2,8'e, 2027 beklentisini ise yüzde 4,4'ten yüzde 3,7'ye çekti. Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi ise çatışmaların ekonomik yansımasından en fazla etkilenen coğrafyalar arasında gösterildi.

Kurum, kriz dönemlerinde gelişmekte olan ülkeleri yalnız bırakmayacağını belirterek, acil durumlar için 50 ila 60 milyar dolarlık bir kaynağı kullanıma sunduğunu açıkladı. Gerekli görülmesi halinde bu desteğin 15 aylık bir periyotta 100 milyar dolara çıkarılabileceği belirtildi. Bu finansman paketinin, sosyal güvenlik ağlarını güçlendirmek ve ticari işletmelere likidite sağlamak amacıyla kullanılacağı ifade edildi.

İLGİLİ HABERLER