Küresel piyasalarda barış beklentisi ve enerji fiyatlarında düşüş

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile barış anlaşmasına yaklaşıldığına dair açıklamaları, küresel piyasalarda savaşın yarattığı risk primlerinin hızla geri çekilmesine neden oluyor.

Orta Doğu geriliminde uzlaşı umutları enerji piyasalarını hareketlendirirken, Dünya Bankası küresel büyüme tahminlerini revize ederek risklere dikkat çekti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile barış anlaşmasına yaklaşıldığına dair açıklamaları, küresel piyasalarda savaşın yarattığı risk primlerinin hızla geri çekilmesine neden oluyor. Şubat sonundaki zirve noktasında yüzde 66 seviyesine ulaşan enerji fiyatlarındaki artış, mevcut iyimser hava ile birlikte yüzde 23 seviyesine kadar geriledi.

Ancak sahadaki gelişmeler, diplomatik söylemlerle tam olarak örtüşmüyor. İranlı yetkililer müzakerelerde mesafe katedildiğini kabul etse de, savaş tazminatı ve dondurulmuş varlıkların iadesi gibi kritik konularda henüz mutabakata varılamadığını belirtiyor. Washington yönetiminin, nükleer müzakereler öncesinde Tahran’ın elini güçlendirecek bir anlaşmaya mesafeli yaklaştığı öne sürülüyor.

Ekonomik büyüme tahminlerinde aşağı yönlü güncelleme

Jeopolitik şokların etkisini analiz eden Dünya Bankası, 2026 yılına ilişkin küresel büyüme beklentisini yüzde 2,5 seviyesine indirdi. Özellikle enerji arzındaki kırılganlıklar nedeniyle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye gibi ülkelerin büyüme tahminlerinde daha belirgin kesintilere gidildi. Türkiye ekonomisi için açıklanan yüzde 2,8'lik büyüme tahmini, piyasalardaki temkinli beklentilerle paralellik gösteriyor.

Stratejik çıkarlar ve piyasa yansımaları

Hürmüz Boğazı’ndaki ticaretin normale dönmesi, hem iç kamuoyunda baskı hisseden Trump yönetimi hem de yaptırımların ekonomik yükünü taşıyan İran tarafı için ortak bir ihtiyaç haline geldi. Bu beklenti, devlet tahvili piyasalarında gelişmiş ekonomilerin faiz oranlarını 15 ila 30 baz puan aşağı çekti.

Teknoloji hisselerindeki yükseliş dalgası, jeopolitik risklerden bağımsız olarak borsaları desteklemeye devam ediyor. SpaceX’in değerlemesinin 2 trilyon doları aşmasıyla Elon Musk'ın dünyanın ilk dolar trilyoneri olması, teknoloji odaklı büyümenin en somut göstergesi olarak kayıtlara geçti. Borsa İstanbul tarafında ise bankacılık ve havacılık sektörleri, tahvil faizlerindeki düşüşle birlikte küresel rallide yerini alıyor.

Gelecek projeksiyonu

Diplomatik süreçlerin başarıyla sonuçlanması durumunda altın, havacılık ve döngüsel sektörlerdeki değer artışının sürmesi öngörülüyor. Bununla birlikte, savunma ve rafineri gibi jeopolitik risklerden beslenen hisselerdeki satış baskısının endeks üzerindeki sınırlayıcı etkisi yakından takip ediliyor. Anlaşmanın nihai aşamaya ulaşıp ulaşmayacağı, önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü tayin eden temel belirleyici olacak.

İLGİLİ HABERLER