Küresel piyasalarda kırmızı alarm: Tahvil faizlerinde sert yükseliş endişe yaratıyor

Japonya kaynaklı yeni hareketlilikle birlikte tahvil piyasalarındaki bozulma derinleşiyor. Dünya genelindeki tahvil piyasaları, artan enflasyonist baskılar ve merkez bankalarının para politikalarına yönelik değişen beklentilerle sarsılıyor.

Enflasyonun yeniden tırmanışa geçeceği korkusuyla tetiklenen küresel satış dalgası, yatırımcıları tedirgin etmeye devam ediyor. Japonya kaynaklı yeni hareketlilikle birlikte tahvil piyasalarındaki bozulma derinleşiyor.

Dünya genelindeki tahvil piyasaları, artan enflasyonist baskılar ve merkez bankalarının para politikalarına yönelik değişen beklentilerle sarsılıyor. ABD'de açıklanan son veriler, petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketin enflasyonu tetiklediğini kanıtlayınca, tahvil getirileri son bir yılın en zorlu haftasını geride bıraktı. Yatırımcılar artık Fed'in mart ayına kadar faiz artırabileceği ihtimalini güçlü bir şekilde fiyatlamaya başladı.

Kritik Eşikler Birer Birer Aşılıyor

ABD 30 yıllık tahvil getirileri yüzde 5,16 seviyesine ulaşarak, piyasa analistlerinin "kırmızı çizgi" olarak tanımladığı psikolojik sınırı geçti. Benzer şekilde 10 yıllık ve 2 yıllık tahvil getirileri de Şubat 2025'ten bu yana görülmeyen seviyelere yükseldi. Uzmanlar, küresel bazda yükselen uzun vadeli faiz oranlarının birbirini beslediğine ve durumun piyasa söylemlerini tamamen değiştirdiğine dikkat çekiyor. JPMorgan'dan Priya Misra, mevcut fiyat hareketlerinin hem Fed beklentileri hem de küresel faiz trendleri nedeniyle oldukça endişe verici olduğunu vurguluyor.

Japonya'dan Gelen Şok Etkisi

Sadece ABD piyasalarıyla sınırlı kalmayan satış dalgası, Japonya'dan gelen verilerle çok daha geniş bir boyuta taşındı. Japonya'nın 30 yıllık tahvil getirisi, 1999 yılından bu yana görülmemiş bir sıçramayla 20 baz puan değer kazandı. Bloomberg MLIV analisti Garfield Reynolds, Japon tahvillerindeki bu hareketliliğin küresel piyasaları altüst edebilecek potansiyelde olduğunu belirterek, artan borçlanma maliyetlerinin yerli yatırımcıyı sermayesini ülkeye çekmeye zorlayabileceği uyarısında bulundu.

Piyasaların nabzının tutulduğu bu kritik süreçte, G-7 maliye bakanlarının Paris'te gerçekleştireceği toplantılarda tahvil piyasalarındaki bu çalkantılı tablonun ana gündem maddesi olması bekleniyor. Analistler, piyasalardaki havayı tersine çevirecek bir beklentinin şu an için mevcut olmadığını belirtiyor.

İLGİLİ HABERLER