Yıllar önce Bingöl'de terör saldırısında ağır yaralanarak ölümden dönen Behçet Tufan Turan, mesleğine olan sarsılmaz bağlılığıyla HSK kararnamesiyle önemli bir göreve getirildi.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun son adli yargı kararnamesi, yargı camiasında sadece bir atama değil, aynı zamanda bir vefa ve direnç hikâyesini de gün yüzüne çıkardı. Antalya Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan Behçet Tufan Turan, yeni kararname ile Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine atandı. Turan’ın bu yükselişi, meslek hayatının başlangıcında yaşadığı büyük bir travmanın ardından adalete tutunma mücadelesinin bir nişanı olarak görülüyor.
1991 yılının Nisan ayında Bingöl’ün Solhan ilçesinde yaşanan kanlı saldırı, Türkiye’nin hafızasında derin izler bırakmıştı. Kaymakam Ersin Ateş ve Cumhuriyet Savcısı Mehmet Türkseven başta olmak üzere çok sayıda kamu görevlisinin şehit düştüğü o karanlık günde, genç bir savcı olan Behçet Tufan Turan da hedef alınmıştı. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayata tutunmayı başaran Turan, o günden sonra gazi kimliğiyle görevine devam etmeyi bir yaşam biçimi haline getirdi.
Terörün susturamadığı bir irade
Birçok kişi için emeklilik veya geri planda kalma sebebi olabilecek o ağır saldırı, Turan için adalete olan inancını pekiştiren bir dönüm noktası oldu. Mesleğini bırakmak yerine, Türkiye’nin dört bir yanında kritik dosyalarda görev üstlenmeyi seçti. Yaşadığı acı tecrübeyi bir zafiyet değil, devletine ve hukuk sistemine karşı bir sorumluluk bilincine dönüştüren Turan, meslektaşları tarafından her zaman zorluklar karşısında geri adım atmayan bir hukukçu olarak tanındı.
Vefa ve adalet vurgusu
Antalya’daki yeni görevi, yargı çevrelerinde "zor zamanların adamı" olarak nitelendirilen Turan için bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Solhan’da birlikte görev yaptığı ve o saldırıda şehit olan meslektaşlarının hatırasını her daim içinde taşıyan Turan, bugün adaletin en üst kademelerinde görev yaparak o gün yarım kalan mücadelenin bayrağını taşımaya devam ediyor.
Bu atama, sadece bir kariyer basamağı değil; aynı zamanda terörün hedef aldığı bir kamu görevlisinin, pes etmeden, korkmadan ve görev aşkından vazgeçmeden nasıl zirveye ulaşabileceğinin en somut kanıtı oldu. Behçet Tufan Turan’ın hikâyesi, bugün hukuk camiası için bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor.