Levent'teki terör dehşeti: 8 şarjörlük savunma ve kahraman polisin unutulmaz soğukkanlılığı

4 farklı silah kullanan ve mermisi bittiğinde meslektaşlarının yardımıyla cephaneliğini tazeleyen kahraman memur, ağır yaralı komiserine yaptığı ilk yardım müdahalesiyle de takdir topladı.

İsrail’in İstanbul Başkonsolosluğu’na yönelik DEAŞ saldırısının perde arkası, çatışmanın en ön safında yer alan polis memurunun ifadesiyle netleşti. 4 farklı silah kullanan ve mermisi bittiğinde meslektaşlarının yardımıyla cephaneliğini tazeleyen kahraman memur, ağır yaralı komiserine yaptığı ilk yardım müdahalesiyle de takdir topladı.

İstanbul Levent’teki İsrail Başkonsolosluğu’nu hedef alan terör saldırısının dehşet anları, bölgedeki polis ekiplerinin sarsılmaz iradesiyle önlendi. İfade tutanaklarına yansıyan bilgiler, çatışmanın şiddetini ve emniyet güçlerinin canları pahasına verdikleri mücadeleyi gözler önüne serdi. 7 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen olayda, polis memuru aracından iner inmez ilk teröristi etkisiz hale getirerek çatışmayı başlattı.

Cephane krizi ve 50 metrelik ölüm yolu

Çatışmanın en kritik anlarında elindeki mühimmatı hızla tüketen polis memuru, kendi tabancası ve yedek şarjörünün ardından çevredeki diğer polislerin silahlarını kullanarak savunmasını sürdürdü. Silahının tutukluk yapması üzerine pes etmeyen memur, bir meslektaşının yoğun ateş altında 50 metre koşarak getirdiği MP5 otomatik silahı teslim alarak karşı saldırıya devam etti. Bu yoğun çatışma atmosferinde, başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan komiserin, acı içinde olmasına rağmen ekibini yönlendirmeye ve saldırgan sayısını bildirmeye devam etmesi, olayın en duygusal detaylarından biri oldu.

Dizindeki kırığa rağmen görev bilinci

Çatışma sona erdikten sonra yaralı arkadaşlarının yardımına koşan memur, daha önce geçirdiği motosiklet kazası nedeniyle diz kapağında kırık olmasına rağmen görevine devam ettiğini belirtti. Olayın sıcaklığıyla acıyı hissetmediğini ifade eden memur, ağır yaralı komiserine kemerle tampon yaparak kan kaybını durdurmaya çalıştı. Komiserin su istemesi üzerine, ilk yardım bilgisini devreye sokarak hastanın hayati riskini düşünerek su vermeyen kahraman memur, uzun süre refakat ettiği arkadaşlarının tedavisi için büyük çaba sarf etti.

Teröristlerin kendi içindeki paniği

Soruşturma kapsamında elde edilen bilgiler, teröristlerin saldırı esnasında büyük bir kaos yaşadığını da ortaya çıkardı. Panik içerisinde birbirlerine de ateş açan saldırganların, kendi arkadaşları tarafından vurulduğu tespit edildi. Yaralı olarak yakalanan bir saldırganın, "Polisler beni öldürsün diye 'Kâfir polis' diye bağırdım" şeklindeki itirafı, operasyonun başarılı şekilde sonuçlandığını ve emniyet güçlerinin sağ kalan şüphelileri adalete teslim etme konusundaki kararlılığını kanıtladı.

İLGİLİ HABERLER