Lüks saat piyasasında altın fiyatı kaynaklı eritme dönemi

Koleksiyon değeri taşımayan modeller, piyasa satış fiyatından daha değerli hale gelen içerikleri nedeniyle geri dönüşüm sürecine alınıyor. Dünya genelinde altına olan yatırımcı ilgisi, lüks saat endüstrisinde sıra dışı bir trendi tetikledi.

Küresel piyasalarda yükselen altın değerleri, bazı ikonik lüks saatlerin aksesuar olma vasfını yitirerek hammaddeye dönüşmesine neden oluyor. Koleksiyon değeri taşımayan modeller, piyasa satış fiyatından daha değerli hale gelen içerikleri nedeniyle geri dönüşüm sürecine alınıyor.

Dünya genelinde altına olan yatırımcı ilgisi, lüks saat endüstrisinde sıra dışı bir trendi tetikledi. Birçok durumda, saatlerin içinde barındırdığı altın miktarının piyasa değerinin, söz konusu saatin ikinci el satış fiyatını aştığı gözlemleniyor. Uzmanlar, bu ekonomik dengesizliğin, koleksiyonerler için önem arz etmeyen vintage veya fazla üretilmiş modellerin eritilerek külçe haline getirilmesine yol açtığını belirtiyor.

Ticari veri analizi, özellikle Omega ve LVMH grubuna bağlı TAG Heuer gibi markaların bazı modellerinde bu durumun daha yaygın olduğunu gösteriyor. Bir müzayede yöneticisinin paylaştığı verilere göre, 1970’lerden kalma 18 ayar bir modelin içerdiği altının değeri, saatin müzayede tahminlerinden yaklaşık yüzde 35 daha yüksek bir getiri sunabiliyor.

Geri dönüşüm verilerinde artış

Dünya Altın Konseyi tarafından paylaşılan veriler, yılın ilk çeyreğinde altın geri dönüşüm oranlarının yüzde 5 artarak 366 tona ulaştığına işaret ediyor. Bazı modellerin 200 gramı aşan altın içeriği, saatin bir takı olarak satılmasından ziyade hurda değerinin ön plana çıkmasına neden oluyor.

Sektör yetkilileri, bu uygulamanın sadece eski saatlerle sınırlı kalmadığını, satılamayan yeni üretim stokların da benzer akıbete uğradığını öne sürüyor. Özellikle İsviçre piyasasında fazlalık oluşturan stokların, marka değerini korumak veya nakde dönüştürmek amacıyla parçalara ayrıldığı iddia ediliyor.

Markaların tutumu ve pazar dinamikleri

Patek Philippe ve Rolex gibi üretim adetlerini titizlikle denetleyen markalar, ikinci el piyasasındaki yüksek primlerini korumaya devam ediyor. Bu markaların özel modelleri için bekleme listeleri yıllara yayılırken, piyasaya daha yoğun ürün süren markaların ikinci el modelleri ekonomik baskı altında kalıyor. Piyasada geniş yer bulan bazı modellerin ise perakende satış sonrası değer kaybetmesi, bu saatlerin eritilme riskini artıran temel unsurlar arasında gösteriliyor.

Konuyla ilgili olarak Rolex ve Swatch gibi dev markalar sessizliğini korurken, diğer sektör temsilcilerinden de henüz bir açıklama gelmedi. Uzmanlar, ons altın fiyatı yüksek seviyelerde kaldığı sürece, lüks saat sektöründeki bu "metal odaklı" geri dönüşüm sürecinin devam edeceği değerlendirmesinde bulunuyor.

İLGİLİ HABERLER