Venezuela'da siyasi yönetimi tasfiye eden ABD, ülkenin enerji ve hammadde kaynaklarına yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Caracas'taki eski bir reaktörde atıl durumda bekleyen yüksek oranlı uranyum, Washington yönetimi tarafından gizli bir operasyonla ülke dışına çıkarıldı.
3 Ocak tarihinde Caracas'ta gerçekleştirilen ve aralarında Kübalı vatandaşların da olduğu çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği müdahalenin ardından, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i gözaltına alarak cezaevine gönderen Trump yönetimi, bölgedeki nüfuzunu pekiştirmeye devam ediyor. Petrol kaynaklarının ardından dikkatini nükleer varlıklara çeviren Beyaz Saray, Venezuela topraklarındaki uranyum stokunu hedef aldı.
Nükleer Yakıt ABD'ye Taşındı
ABD Enerji Bakanlığı tarafından yapılan resmi bilgilendirmede, başkent Caracas'ta bulunan RV-1 kodlu araştırma reaktöründen toplam 13,5 kilogram zenginleştirilmiş uranyumun tahliye edildiği doğrulandı. 1991 yılından bu yana faaliyet göstermeyen tesisin elinde bulunan uranyumun, yüzde 20 oranından daha yüksek bir zenginlik seviyesine sahip olduğu belirtildi.
Operasyonun detaylarına göre, liman üzerinden özel nakliye gemilerine yüklenen materyal, işleme ve yeniden kullanım süreçlerinden geçirilmek üzere South Carolina eyaletinde bulunan Savannah River Site tesislerine ulaştırıldı.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın Rolü
Sürecin güvenli bir şekilde yürütülmesi için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (IAEA) destek alındığı aktarılıyor. Söz konusu yakıtın ülkeden uzaklaştırılması için mevcut hükümetin IAEA'dan yardım talep ettiği belirtilirken, ABD tarafı bu sevkiyatı bölgenin "yenilenmesi" adına atılmış bir adım olarak nitelendirdi. NNSA Başkanı Brandon Williams, uranyumun tahliye edilmesini "yeniden ayağa kalkan bir Venezuela" vizyonunun parçası olarak değerlendirdi.