Ünlü ekonomist, gündemi sarsan yargı kararının ardından Türkiye’nin ekonomik ve siyasi sistemine dair çarpıcı bir tasnif yaparak, ülkenin içinde bulunduğu döngüyü sert bir dille eleştirdi.
CHP'nin kurultay sürecine ilişkin çıkan mutlak butlan kararı, Türkiye'de siyasi atmosferi bir anda hareketlendirirken, konuya ilişkin değerlendirmeleriyle tanınan ekonomist Mahfi Eğilmez'den dikkat çekici bir analiz geldi. Eğilmez, Türkiye'nin kendi yarattığı sorunlar sarmalında ilerlediğini savundu.
Sorunları Çözmek Yerine Büyütmek
Mahfi Eğilmez, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye'nin mevcut durumu hakkında oldukça karamsar bir tablo çizdi. Eğilmez, Türkiye'yi dünyadaki diğer ülkelerden ayıran o meşhur dörtlü ayrımını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye."
Ünlü ekonomiste göre Türkiye, var olan sorunları çözmek yerine, dikkatleri başka yöne çekmek için daha büyük krizler icat eden bir mekanizmaya sahip. Eğilmez, bu durumu "geleceği sabote ederek geçmişi hükümsüz kılma çabası" olarak nitelendirerek, ülkenin bitmeyen bir simülasyon içerisinde sürekli bir üst zorluk seviyesine geçtiğini vurguladı.
Siyasi Riskler Ekonomiyi Felç Ediyor
Eğilmez'in bu analizi sosyal medyada geniş yankı bulurken, takipçilerinden de destekleyici yorumlar geldi. Birçok kullanıcı, Türkiye'nin küçük siyasi hesaplar uğruna kendi kendine çelme takan bir ülke haline geldiğine dikkat çekti. Yatırımcılar ise piyasalardaki doğal risklerin üzerine hukuki ve siyasi belirsizliklerin eklenmesinin, öngörülebilirliği tamamen ortadan kaldırdığını savundu.
Ekonomist, tüm bu kaotik ortama rağmen bireysel finansal kararlar konusunda da tavsiyelerde bulundu. Uzun vadeli yatırım araçlarından biri olan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) gibi alanlarda fevri davranılmaması gerektiğini hatırlatan Eğilmez, geçmişte yaşanan krizlerin nasıl atlatıldığını anımsatarak sabırlı olunması gerektiği mesajını verdi. Ancak Eğilmez, "Ülkece enerjimizi ve zamanımızı boş yere harcıyoruz" diyerek sistemin 'kriz üretimi ve sürümü' modeline dönüştüğünü sözlerine ekledi.