Türkiye'nin savunma ve uzay teknolojilerinde tam bağımsızlık vizyonu kapsamında TÜBİTAK öncülüğünde 13 yeni stratejik iş birliği başlatıldı. Uçak motorlarından denizaltı savunmasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu hamle, ileri mühendislik gerektiren alanlarda dışa bağımlılığı tarihe gömmeyi amaçlıyor.
Savunma sanayiinde platform üretme kapasitesini aşarak kritik alt sistemlerin yerlileştirilmesine odaklanan Türkiye, bu hedef doğrultusunda dev bir adım attı. TÜBİTAK’ın kamu kurumları ve sektörün öncü savunma şirketleriyle imzaladığı 13 anlaşma, Türkiye'nin teknolojik egemenliğini güçlendirecek pek çok inovatif projeyi kapsıyor.
KAAN’ın Performansına Yerli Dokunuş
Milli muharip uçak KAAN’ın motor teknolojilerinde dışa bağımlılığı bitirecek en kritik imza TÜBİTAK MAM ile TEI arasında atıldı. Uçağın jet motorlarında kullanılacak türbin kanatçıkları için geliştirilecek özel termal bariyer kaplamalar, motorun çok daha yüksek sıcaklıklara dayanıklı hale gelmesini sağlayacak. Bu teknoloji, daha yüksek yakıt verimliliği ve artan uçuş performansı demek. Ayrıca dünyanın en zorlu mühendislik süreçlerinden biri olan tek kristal türbin kanatlarının üretimi de yine yerli imkanlarla gerçekleştirilecek.
Denizlerde Görünmezlik ve Güvenli Haberleşme
Deniz Kuvvetleri'nin operasyonel gücünü artıracak iki önemli proje de hayata geçiyor. TF-2000 muhripleri ve açık deniz karakol gemileri için geliştirilecek "degaussing" yani manyetik iz azaltma sistemleri, gemileri modern deniz mayınlarına karşı görünmez kılacak. Güvenli iletişim tarafında ise TÜBİTAK BİLGEM, Deniz Kuvvetleri bünyesinde kullanılmak üzere 350 adet MİLSEC-3KX kripto cihazının üretimini üstlendi. Bu cihazlar, askeri haberleşmenin dış müdahalelere karşı tam koruma altına alınmasını sağlayacak.
Uzaydan Eğitime Dijital Egemenlik
Uzay teknolojilerinde İMECE-3 uydusu için hayati önem taşıyan dönüölçer sensörlerinin yerli üretimi ASELSAN ile planlanırken, ROKETSAN ile yürütülecek ortak Ar-Ge çalışmaları uydu sistemlerinde yeni bir dönem başlatacak. Elektronik harp alanında ise EHSİM ile radar ve haberleşme sistemlerini körleştirecek yeni savunma çözümleri masaya yatırıldı.
Sadece askeri alanda değil, dijital altyapıda da yerlileşme süreci hızlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile varılan mutabakat çerçevesinde, okullardaki 650 bin etkileşimli tahta yabancı yazılımlardan arındırılarak milli işletim sistemi Pardus’a taşınacak. Bu adım, kritik kamu verilerinin güvenliği ve lisans maliyetlerinin düşürülmesi noktasında stratejik bir öneme sahip.