Moskova 9 Mayıs için nefesini tuttu: Avrupa başkentlerinde büyük korku

Avrupa basını, 8 Mayıs 2026 tarihli bültenlerinde Rusya’nın başkentinde düzenlenecek resmi törenleri ve Ukrayna cephesinden gelebilecek hamleleri yakından takip ediyor.

Kızıl Meydan’daki Zafer Günü kutlamaları bu yıl sadece askeri bir gövde gösterisi değil, küresel güvenlik dengelerini sarsabilecek olası bir çatışma senaryosu olarak görülüyor.

Avrupa basını, 8 Mayıs 2026 tarihli bültenlerinde Rusya’nın başkentinde düzenlenecek resmi törenleri ve Ukrayna cephesinden gelebilecek hamleleri yakından takip ediyor. Yorumcular, Moskova’nın güvenlik kaygılarıyla şekillenen tören hazırlıklarının, savaşın seyrinde yeni bir kırılma noktası olabileceği konusunda birleşiyor.

Sembolik mücadelenin perde arkası

Letonya basınında çıkan analizlerde, Ukrayna’nın olası bir hamlesinin askeri bir kazanımdan ziyade derin bir sembolik anlam taşıyacağı belirtiliyor. Uzmanlara göre böyle bir müdahale, Rusya’nın yıllardır dünya kamuoyuna pazarladığı yenilmez ve güçlü ordu imajını temelinden sarsabilir. Ancak Almanya’dan gelen sesler, bu riskin bedelinin çok daha ağır olabileceği yönünde. Alman basın organı taz, Kiev yönetimini sivil kayıpları ve Rusya’nın daha sert misilleme ihtimallerini gözeterek temkinli olmaya çağırıyor.

Nükleer gerilim ve stratejik zafiyet

Ukraynalı gözlemcilerin beklentisi ise gerilimin tırmanacağı yönünde. Kiev merkezli analizler, Rusya’nın bu törenleri fırsat bilerek yeni bir saldırı dalgasını devreye sokabileceği iddiasını taşıyor. Diğer taraftan Avrupa medyasında dikkat çeken bir diğer detay ise geçit törenindeki envanter tercihi oldu. Ağır tankların ve büyük çaplı silahların törende yer almaması, Rus ordusunun mevcut durumuna dair bir zayıflık göstergesi olarak yorumlandı.

İsviçre basını ise durumu daha vahim bir pencereden değerlendiriyor. Analistlere göre Rusya’nın köşeye sıkışmışlık hissi, uzun süredir korkulan nükleer riskin tetiklenmesine neden olabilir. Güvenlik uzmanları, 9 Mayıs kutlamalarının sadece tarihi bir anmayı değil, modern tarihin en tehlikeli kırılmalarından birini temsil ettiğini vurguluyor.

İLGİLİ HABERLER