Muhafazakar entelektüel dünyada yargı eksenli polemik

Muhafazakâr camianın iki kıdemli kalemi Ahmet Taşgetiren ve Yasin Aktay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi’nin siyasi süreçleri üzerinden karşı karşıya geldi.

Ahmet Taşgetiren ve Yasin Aktay arasındaki kalem tartışması, Ekrem İmamoğlu ile Raşid el-Gannuşi üzerinden yürütülen yargı odaklı bir polemiğe dönüştü.

Muhafazakâr camianın iki kıdemli kalemi Ahmet Taşgetiren ve Yasin Aktay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi’nin siyasi süreçleri üzerinden karşı karşıya geldi. Tartışma, Taşgetiren’in her iki ismin de yargı süreçleri üzerinden benzer bir otoriter baskıyla karşılaştığını öne sürmesiyle tetiklendi.

Taşgetiren, Karar gazetesindeki köşesinde, ideolojik farklılıklara rağmen her iki siyasetçinin de sistem tarafından yargı eliyle tasfiye edilmeye çalışıldığını savundu. Bu görüşe Yeni Şafak yazarı Yasin Aktay’dan sert bir itiraz geldi. Aktay, Gannuşi gibi tarihsel bir figürle belediye süreçleri üzerinden yürütülen iddialarla anılan bir siyasetçinin kıyaslanmasının, entelektüel bir "ölçü kaybı" olduğunu ifade etti.

Yargı süreçleri ve yaklaşım farkı

Aktay, Tunus’taki süreç ile Türkiye’deki yerel yönetimlere dair iddiaların hukuki dayanaklarının birbirinden tamamen farklı olduğunu öne sürdü. Gannuşi’ye yönelik adımların siyasi bir tasfiye olduğunu savunan Aktay, Türkiye’de belediyelere dair süregelen hukuki süreçlerin ise somut iddia ve ihbarlara dayandığını belirtti. Aktay, bu iki farklı süreci aynı zeminde tartışmanın hem Gannuşi’ye hem de demokratik süreçlere haksızlık olduğunu dile getirdi.

Taşgetiren’in yanıtı ise tartışmanın odağını yargıya güven krizine kaydırdı. İdeolojik bir kıyaslama yapmadığını, esas meselesinin yargının siyasallaşması olduğunu yineleyen Taşgetiren, iktidarın yargı üzerindeki etkisinin Türkiye’de ciddi bir S.O.S verdiğini savundu.

İktidar ve adalet vurgusu

Taşgetiren, kaleme aldığı yazısında, Türkiye’deki yargı pratiklerine yönelik toplumsal algının görmezden gelindiğini iddia etti. İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturmaların siyasi saiklerle yapıldığına dair yaygın bir kanaat olduğunu belirten yazar, Aktay’a yönelik "Adalet kavramı sizin neyiniz olur?" sorusunu yönelterek, hukuk devletinin evrensel ilkeleri üzerinde daha fazla durulması gerektiğini savundu.

Bu yazışmalar, muhafazakâr kamuoyunda yargının bağımsızlığı ve siyasetin yargı üzerindeki etkisi konusunda süregelen görüş ayrılıklarının bir izdüşümü olarak değerlendiriliyor.

İLGİLİ HABERLER