TÜİK verilerine göre son 23 yılda tüketim alışkanlıkları kökten değişirken, geliri düşük olan kesim temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gelirinin büyük kısmını sadece gıda ve barınmaya harcamak zorunda kalıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2002 ile 2025 yılları arasını kapsayan hanehalkı tüketim harcamaları araştırması, ekonomik tablodaki çarpıcı dönüşümü gözler önüne serdi. Geçtiğimiz iki on yılı aşkın sürede, hanelerin öncelikleri ve bütçe ayırdıkları alanlar ciddi bir değişim geçirdi. Veriler, özellikle düşük gelirli ailelerin bütçe yönetiminde zorlandığını ve harcama kapasitelerinin büyük bir bölümünün temel yaşam gereksinimlerine gittiğini ortaya koyuyor.
Gelir seviyesine göre harcama uçurumu
Ekonomik durumun tüketim alışkanlıklarını nasıl farklılaştırdığı, gelir grupları arasındaki kıyaslamalarda daha net görülüyor. Toplumun en düşük gelire sahip yüzde 20’lik diliminde yer alan haneler, kazançlarının yaklaşık üçte ikisini gıda ve konut kirasına ayırıyor. Bu grupta gıda harcamalarının payı yüzde 29 civarında seyrederken, konut giderleri yüzde 38,7 ile bütçenin en büyük kalemini oluşturuyor.
Buna karşın, en yüksek gelir grubundaki ailelerin tüketim tercihlerinin bambaşka bir noktada durduğu dikkat çekiyor. Varlıklı kesim, toplam harcamalarının sadece yüzde 12,4’ünü gıdaya ayırırken, konut ve ulaştırma gibi kalemlerde daha dengeli bir dağılım izliyor.
Ulaştırma harcamalarında geometrik artış
Yıllar içinde dikkat çeken bir diğer unsur, ulaştırma kalemindeki hızlı yükseliş oldu. 2002 yılında toplam harcamalar içinde yüzde 8,7 gibi mütevazı bir paya sahip olan ulaştırma giderleri, aradan geçen sürede katlanarak 2025 yılı itibarıyla yüzde 20,5 seviyesine tırmandı.
Öte yandan, toplum genelinde kültürel faaliyetler, eğitim ve sağlık gibi alanlar bütçeden en az pay alan kalemler olmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl itibarıyla sağlık harcamalarının payı yüzde 2,2, kültür ve eğlence yüzde 2,3, eğitim ise yüzde 1,8 düzeyinde kaldı. Sosyal yaşamın bir parçası olan dışarıda yeme-içme kültüründeki harcamalar ise 2002'deki yüzde 4,4'lük payından yüzde 6,9'a yükselerek bir artış eğilimi gösterdi.