Kahramanmaraş’ta dokuz öğrenci ve bir öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısının failinin, olaydan aylar önce intihar girişiminde bulunduğu ve psikolojik yardım ihtiyacının resmi kayıtlara girdiği ortaya çıktı.
Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen saldırının ardından yürütülen soruşturma, fail 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin geçmişteki uyarıcı davranışlarına ışık tuttu. Dosyaya yansıyan bilgilere göre, 15 Aralık 2025 tarihinde okulda fenalaşarak baygınlık geçiren Mersinli’nin, sağlık ekipleri tarafından yapılan muayenesinde bileklerinde kesikler tespit edildi. 112 görevlilerinin "kasıtlı kendine zarar verme" ve "disosiyatif bozukluk" şüphesiyle adli işlem başlatarak durumu emniyete bildirdiği, ancak sürecin takibinde eksiklikler yaşandığı öne sürüldü.
İhmal iddiaları ve emniyet süreci
Resmi tutanaklara göre, sağlık ekiplerinin hazırladığı rapor Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi’ne iletildi. Ancak, ailenin nüfuzunu kullanarak sürece müdahale ettiği ve failin etkin bir denetim altına alınmadığı iddia ediliyor. Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırganın geçmişe dönük sağlık kayıtlarının tespiti için İl Sağlık Müdürlüğü’nden detaylı rapor talep etti. Öte yandan, failin saldırı öncesinde emniyet bünyesindeki bir psikologla görüştüğü, uzman görüşünün ise "mutlaka psikiyatriste yönlendirilmeli" yönünde olduğu, fakat bu tavsiyenin uygulanmadığı bilgisi dosyalarda yer aldı.
Dijital izler ve saldırı manifestosu
Soruşturma kapsamında incelenen dijital materyaller, Mersinli’nin katliamdan günler önce "manifesto" başlığıyla 61 sayfalık İngilizce bir metin hazırladığını gösterdi. Kendisini popüler bir anime karakterine benzeten failin, metninde silah temini, bomba yapımı ve dünya genelindeki benzer saldırılara dair detaylı araştırmalar yaptığı belirlendi. Ayrıca, saldırı günü cenaze yakınlarına "C31K" kod adlı Telegram kanalı üzerinden tehdit içerikli mesajlar gönderildiği tespit edilirken, bu mesajlarla bağlantılı bir şüpheli Manisa’da tutuklandı.
Farklı bölgelerdeki güvenlik zafiyetleri
Benzer bir güvenlik tartışması, Şanlıurfa Siverek’te bir lisede yaşanan pompalı tüfekli saldırı nedeniyle de gündemde. Komisyon raporlarına ve yetkililerin beyanlarına göre, okul müdürünün önceden yaptığı şikayete rağmen emniyetin failin evine gitmediği, gidilmiş gibi tutanak tutulduğu öne sürüldü. Muğla Köyceğiz’deki bir başka olayda ise, trafik denetimi sırasında hayatını kaybeden 16 yaşındaki Efecan Bayram’ın ölümüyle ilgili soruşturmada, görevli polisin gerekli uzmanlık eğitimlerini almadığı ve hazırlanan ilk tutanakların gerçeği yansıtmadığı iddiaları üzerine savcılık harekete geçti.
Yargı süreçleri ve kamuoyu beklentisi
Birbiri ardına yaşanan bu olaylar, çocukların karıştığı şiddet eylemlerinde "erken müdahale" ve "risk yönetimi" mekanizmalarının işleyişi hakkında ciddi soru işaretleri doğurdu. Gerek Kahramanmaraş gerekse diğer illerdeki saldırılarla ilgili yürütülen adli ve idari soruşturmaların, kurumlar arası koordinasyon eksikliklerini ve ihmal iddialarını ne ölçüde aydınlatacağı yakından takip ediliyor.