CHP'de yaşanan hukuki süreçlerin ardından parti içi görev tanımlarına dair tartışmalar derinleşiyor. Eski genel başkanın grup üzerindeki yetki taleplerine yanıt veren Özgür Özel, genel başkanlık makamı ile grup başkanlığı arasında bir hiyerarşi bulunmadığının altını çizdi.
İzmir Buca Cezaevi çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özgür Özel, gündemdeki tartışmalı konulara açıklık getirdi. Mahkeme kararıyla genel başkanlık görevinden alınan Özel, parti hiyerarşisi içerisindeki yetki sınırlarının net olduğunu vurguladı.
Görev Tanımları ve İş Bölümü
Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'nun milletvekillerine gönderdiği ve grup toplantılarıyla ilgili süreçleri kendi talimatına bağlayan yazısını değerlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun milletvekili olmaması nedeniyle grup başkanı olma ihtimalinin bulunmadığını hatırlatan Özel, şu ifadeleri kullandı:
Grup seçimleri ve yönetimi konusunda grup başkanının iradesi esastır. Genel başkanın parti içindeki konumu ile grup başkanının çalışma alanı tamamen farklıdır. Aralarında bir ast-üst ilişkisi veya hiyerarşik bir yapı mevcut değildir; biri partiyi yönetirken diğeri Meclis grubunu yönetir.
Hukuki Durum ve Meclis İçtüzüğü
Kurultay sonrası süreci ve mevcut mahkeme kararını da değerlendiren Özgür Özel, hukuki durumun milletvekilliği veya parti içindeki meşruiyeti üzerinde bir engel teşkil etmediğini savundu. Mazbatasının geçerliliğini koruduğunu belirten Özel, grup başkanlığı seçimlerinin de usule uygun şekilde Meclis'e bildirildiğini ifade etti.
Özel, Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı çağrılarını engelleyen yazısına ilişkin ise, "Meclis içtüzüğüne hakim olan herkes, böyle bir yazının hukuki bir sonuç doğurmayacağını bilir" diyerek sürecin yasal prosedürlere göre işlemesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca grup başkanlığı görevinden istifa etmeyi düşünmediğini belirten Özel, bu pozisyonun parti mekanizmalarıyla belirlendiğini ve mevcut iradenin arkasında olduğunu vurguladı.