Pekin'de tarihi zirve: Şi Jinping'den Trump'a 'tarihi ders' niteliğinde uyarı

ABD ve Çin arasındaki küresel güç dengesi, Pekin'deki zirvede beklenmedik bir tarihsel tartışmaya sahne oldu. İran ve Tayvan gibi güncel sıcak başlıkların gölgesinde kürsüye çıkan Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, taraflar arasındaki ilişkilerin geleceğine dair endişelerini M.Ö.

Dünyanın gözü Pekin'deki kritik buluşmadayken, Çin lideri Şi Jinping, ABD Başkanı Donald Trump'a antik Yunan tarihinden örnek vererek iki süper gücün gelecekteki olası çatışmalarına karşı çarpıcı bir hatırlatmada bulundu.

ABD ve Çin arasındaki küresel güç dengesi, Pekin'deki zirvede beklenmedik bir tarihsel tartışmaya sahne oldu. İran ve Tayvan gibi güncel sıcak başlıkların gölgesinde kürsüye çıkan Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, taraflar arasındaki ilişkilerin geleceğine dair endişelerini M.Ö. 431 yılına dayanan Peloponnesos Savaşı üzerinden dile getirdi. Şi, Trump'a seslenerek iki ülkenin "Thucydides tuzağı" olarak bilinen felaket senaryosundan kaçınıp kaçınamayacağını sorguladı.

Tarihi çatışmanın gölgesindeki risk

Siyaset bilimciler tarafından sıkça dile getirilen bu teoriye göre, yükselişte olan bir gücün, mevcut hegemon güçte yarattığı korku, genellikle kaçınılmaz bir silahlı çatışmayla sonuçlanıyor. Antik Yunan tarihçisi Thucydides, Atina'nın yükselişinin Sparta'yı nasıl tedirgin ettiğini ve bu durumun nasıl savaşı tetiklediğini eserlerinde detaylandırmıştı. Şi, bu metaforu kullanarak Washington ve Pekin arasındaki mevcut gerilimin benzer bir yıkıma yol açıp açmayacağı konusunda açık bir mesaj verdi.

Tayvan kırmızı çizgisi

Zirvenin en gergin başlıklarından biri olan Tayvan konusunda Şi'nin tavrı oldukça netti. Özerk adayı Çin'in vazgeçilmez bir parçası olarak tanımlayan Şi, bu konuda atılacak yanlış adımların sadece bölgesel değil, küresel boyutta bir savaşı tetikleyebileceğini vurguladı. Çinli lider, her ne kadar "büyük güçler arasında yeni bir paradigma" oluşturulması gerektiğini savunsa da, Tayvan meselesinin iki ülkeyi çatışmanın eşiğine getirebilecek en tehlikeli kırılma noktası olduğu konusunda uyarıda bulundu.

İyimser mesajlar ve Trump'ın yanıtı

Sert uyarıların ardından akşam yemeğinde daha uzlaşmacı bir ton benimseyen Şi, her iki ülkenin de kendi ulusal hedefleri doğrultusunda dünya refahına katkı sağlayabileceğini belirtti. Trump ise Şi’nin "gerileyen ülke" imasına sosyal medya üzerinden yanıt vererek, ABD'nin şu anda dünyanın en dinamik ülkesi olduğunu savundu ve Çin ile gelecekteki ilişkilerinin her zamankinden daha sağlam olmasını temenni ettiğini ifade etti.

İLGİLİ HABERLER