Küresel piyasalarda enerji maliyetlerinin düşmesiyle birlikte hisse senedi endekslerinde yeni bir genişleme dönemi yaşanabileceği öngörülüyor. JPMorgan stratejistleri, jeopolitik risklerin azalmasıyla merkez bankalarının faiz politikalarında esneklik kazanabileceğine işaret ediyor.
JPMorgan Varlık Yönetimi EMEA Bölgesi Başstratejisti Karen Ward, küresel ekonomik görünümün petrol piyasasındaki olası bir gevşeme ile değişebileceğini savunuyor. Ward, ABD ve İran arasındaki diplomatik sürecin piyasalara arz artışı şeklinde yansıması durumunda, ham petrol fiyatlarının yakın dönemde varil başına 70 dolar seviyelerine gerileyebileceğini ifade etti. Analiste göre, bu senaryo sadece arz fazlasıyla sınırlı kalmayacak; aynı zamanda OPEC ülkelerinin kendi rezervlerini nakde dönüştürme eğilimiyle birleşerek küresel piyasalarda yeni bir denge oluşturacak.
Piyasada iyimserlik sinyalleri
Piyasa uzmanları, özellikle Şubat ayı sonunda kesintiye uğrayan sektör rotasyonunun, petrol fiyatlarındaki bu düşüş beklentisiyle yeniden canlanabileceğini belirtiyor. Ward, Avrupa piyasalarının mevcut durumda değerinin altında fiyatlandığını ve geniş bir iyimserlik ortamına rağmen piyasada hala ciddi bir karamsarlık payı bulunduğunu vurguluyor. Bu durumun, yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratabileceği değerlendiriliyor.
Çin faktörü ve arz güvenliği
Analist, küresel enerji ticaretinin kilit noktası olan Hürmüz Boğazı ile ilgili endişelere de açıklık getirdi. Çin'in kendi iç ekonomisindeki zayıf seyir nedeniyle enerji arzında herhangi bir kesintiyi tolere edemeyeceğini öne süren Ward, bu durumun anlaşmanın sürdürülebilirliğini koruyacağını iddia ediyor. Ayrıca İran'ın halihazırda karaborsa üzerinden gerçekleştirdiği sevkiyatları resmi kanallara taşımasının, piyasadaki arz baskısını daha da artırabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar ise temkinli
Petrol fiyatları 83 dolar bandında dalgalanmaya devam ederken, piyasa analistleri anlaşmanın somut ayrıntıları netleşmeden nihai bir yargıya varmanın erken olabileceği görüşünde. Denizcilik sektöründeki lojistik engellerin tam olarak kalkıp kalkmadığı ve anlaşmanın pratikteki yansımaları, önümüzdeki günlerin en belirleyici unsurları olmaya aday görünüyor. Küresel merkez bankalarının bu yeni arz dengesine karşı nasıl bir faiz politikası izleyeceği ise yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor.