Küresel piyasalarda Brent petrolün 110 dolar barajını aşması, ABD Hazine tahvillerinde yeni bir satış dalgasını tetikleyerek faizlerin kritik eşiğe yaklaşmasına neden oldu.
ABD ekonomisinde gözler, uzun vadeli tahvil faizlerinin yüzde 5 seviyesini aşıp aşmayacağına çevrildi. Petrol fiyatlarındaki durdurulamaz yükseliş, yatırımcıları tedirgin ederken, piyasa aktörleri olası bir faiz şokuna karşı korunma stratejilerini devreye soktu. Özellikle Fed’in yaklaşan toplantısı öncesinde opsiyon piyasasında görülen hareketlilik, piyasadaki kötümser havanın derinleştiğini gözler önüne seriyor.
Opsiyon piyasasında büyük hamleler
Bu hafta gerçekleştirilen yüklü opsiyon işlemleri, yatırımcıların tahvil piyasasındaki satış baskısının artacağına dair beklentilerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Söz konusu işlemlerin vadesinin Fed toplantısının hemen ertesine denk gelmesi, piyasanın merkez bankasından gelebilecek "şahin" mesajlara karşı hazırlıklı olma çabası olarak yorumlanıyor.
Analistler, Fed üyelerinin sadece faiz oranlarına değil, enerji fiyatlarındaki artışın tetiklediği tedarik zinciri sorunlarına ve enflasyonist baskılara odaklanacağını öngörüyor.
Enflasyon ve mali endişeler baskıyı artırıyor
Charles Schwab Strateji Başkanı Collin Martin, tahvil piyasasındaki mevcut durumu "yapışkan enflasyon ve mali endişelerin birleşimi" olarak tanımlıyor. Martin’e göre, işgücü piyasasında belirgin bir zayıflama görülmediği sürece, 10 yıllık tahvil getirilerinde yüzde 4,5 seviyesine doğru bir tırmanış, yüzde 4’e gerileme senaryosundan çok daha güçlü bir ihtimal olarak masada duruyor.
Devasa pozisyonlar kazanca dönüştü
Piyasadaki karamsar beklentiyi en net gösteren örneklerden biri, pazartesi günü 18 milyon dolarlık primle açılan devasa opsiyon pozisyonu oldu. Uzun vadeli getirilerin yüzde 5’i aşması durumunda kazanç sağlamayı hedefleyen bu strateji, ABD 30 yıllık getirilerinin yüzde 4,97 ile mart ayından bu yana en yüksek seviyesine çıkmasıyla şimdiden 8 milyon dolarlık bir kar bıraktı.
Avrupa'da da benzer bir tablo hakim
ABD piyasalarındaki tedirginlik Atlantik'in diğer yakasına da sıçramış durumda. Avrupa tahvil piyasalarında yaşanan yoğun satış dalgası, İngiltere’nin 10 yıllık tahvil getirilerini yeniden yüzde 5 seviyesinin üzerine taşıdı. Küresel çapta eş zamanlı yükselen bu faiz oranları, yatırımcıların önümüzdeki dönemde daha yüksek maliyetli bir finansman ortamına hazırlandığını kanıtlıyor.