Orta Doğu kaynaklı arz endişelerinin hafiflemesiyle Brent petrolün varil fiyatı 74 dolar seviyesine geriledi. Bu düşüş trendi Türkiye’deki akaryakıt tabelalarında da indirim süreci olarak karşılık buldu.
Küresel piyasalarda uzun süredir devam eden jeopolitik gerilimlerin azalması, enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturan savaş priminin silinmesine yol açtı. Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik trafiğin normale dönmesi ve arz kaynaklı çekincelerin azalmasıyla birlikte, petrol piyasasında fiyatlar 70-74 dolar bandında yatay bir seyre oturdu.
Arz cephesinde yaşanan bu rahatlama, Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarına doğrudan indirim olarak yansıdı. Özellikle motorin grubunda peş peşe üç kez fiyat düzenlemesi gerçekleşirken, benzin grubunda da 1 liralık indirime gidildi. 19 Haziran gece yarısından itibaren yürürlüğe giren bu güncellemeler, pompa fiyatlarında yeni bir dengelenme süreci başlattı.
Fiyatlandırma mekanizması nasıl işliyor
Türkiye’de akaryakıt fiyatları, uluslararası Akdeniz piyasasındaki ürün fiyatlarının ortalaması ve döviz kurlarındaki değişimler baz alınarak hesaplanıyor. Rafineri çıkış fiyatları üzerinden oluşturulan baz rakamlara, dağıtım şirketlerinin lojistik giderleri, vergi kalemleri ve rekabet koşulları dahil ediliyor. Bu formül, nihai satış fiyatlarının şehirler ve şirketler bazında küçük farklılıklar göstermesine neden oluyor.
25 Haziran itibarıyla güncel akaryakıt fiyatları
Yapılan son indirimlerin ardından 25 Haziran güncel pompa fiyatları İstanbul, Ankara ve İzmir özelinde şu şekilde listelendi:
İstanbul Avrupa Yakası: Benzinin litresi 62.19 TL, motorin 64.42 TL, LPG ise 31.99 TL.
İstanbul Anadolu Yakası: Benzinin litresi 62.03 TL, motorin 64.26 TL, LPG ise 31.39 TL.
Ankara: Benzinin litresi 63.14 TL, motorin 65.52 TL, LPG ise 31.97 TL.
İzmir: Benzinin litresi 63.42 TL, motorin 65.79 TL, LPG ise 31.79 TL.
Küresel ölçekte nükleer program ve stok seviyeleri gibi kritik konulardaki belirsizlikler devam etse de piyasalar şimdilik arz artışına odaklanmış durumda. ABD'de stratejik stokların düşük seyretmesine rağmen vadeli işlemlerdeki aşağı yönlü eğilim, akaryakıt fiyatları üzerindeki baskının yakın vadede sürebileceğine dair beklentileri güçlendiriyor.