Piyasaların gözü bu tahminde: Altında kısa vadeli düzeltme ve devasa yükseliş rotası

Küresel piyasalarda jeopolitik çalkantılar ve merkez bankalarının para politikalarındaki değişim rüzgarları, altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Emtia dünyasının yakından takip ettiği stratejist Jeffrey Currie, altın piyasasının önünde hem zorlu bir viraj hem de rekor dolu bir geleceğin olduğunu öngörerek yatırımcıları yeni bir döneme hazırlıyor.

Küresel piyasalarda jeopolitik çalkantılar ve merkez bankalarının para politikalarındaki değişim rüzgarları, altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Goldman Sachs’ın eski emtia araştırmaları birimi başkanı Jeffrey Currie, mevcut tablonun altın için iki aşamalı bir senaryo sunduğunu belirtiyor. Currie, merkez bankalarının enerji maliyetlerini finanse etmek adına ellerindeki altın rezervlerini satmak zorunda kalabileceğini, bu durumun da ons fiyatında kısa vadeli bir geri çekilmeye yol açabileceğini ifade ediyor.

Düzeltme beklentisi ve 4 bin dolar sınırı

Deneyimli analiste göre, merkez bankalarının "yapısal alıcı" konumundan "zorunlu satıcı" konumuna geçmesi, altının piyasadaki en büyük destekçisini geçici olarak kaybetmesi anlamına geliyor. Bu satış baskısının, altını 4 bin dolar seviyelerine kadar geriletebileceği tahmin ediliyor. Ancak Currie, bu düşüşün bir çöküş değil, uzun vadeli devasa bir yükseliş trendinin başlangıcı öncesi bir düzeltme olduğu konusunda oldukça net.

Enerji krizinden yükseliş sinyalleri

Currie’nin uzun vadeli projeksiyonu, 10 bin dolar seviyesine işaret eden iyimser bir tabloyu yansıtıyor. Ona göre, enerji krizinin ekonomik büyümeyi baskılamasıyla birlikte merkez bankalarının yeniden gevşeme eğilimine girmesi, altına olan talebi küresel ölçekte tekrar zirveye taşıyacak. Fiziksel varlıkların önemini vurgulayan uzman, yatırımcıların yapay zekâ gibi popüler alanlara odaklanırken, bu teknolojilerin ihtiyaç duyduğu temel emtiaları ihmal ettiğini savunuyor.

Yatırım eksikliği piyasanın asıl hastalığı

Currie, bugün metal ve petrol fiyatlarında gördüğümüz yükselişleri sadece birer "belirti" olarak tanımlıyor. Gerçek hastalığın ise on yılı aşkın süredir devam eden yetersiz sermaye harcamaları ve üretim yatırımları olduğunu belirtiyor. Madencilik şirketlerinin ve enerji üreticilerinin geçmiş zirvelere kıyasla yüzde 40'a varan oranlarda daha az yatırım yapması, arz tarafındaki kırılganlığı artırıyor. Jeopolitik gerilimlerin ise bu zaten var olan yapısal sorunu tetikleyen bir "hızlandırıcı" görevi gördüğüne dikkat çekiyor.

Yeni bir süper döngü kapıda mı?

Piyasaların bir geçiş noktasında olduğunu belirten Currie, mevcut sürecin Vietnam Savaşı veya 11 Eylül gibi tarihsel dönüm noktalarından daha büyük bir döngüye gebe olabileceğini dile getiriyor. Ona göre, enerji ve emtia açığının yaşandığı bu yeni düzende, sermaye harcamalarının artması, arzın yeniden dengelenmesi ve yeni kullanım alanlarının keşfedilmesi on yıldan uzun sürebilecek bir süreci kapsıyor. Yatırımcılar için sabır ve strateji gerektiren bu uzun soluklu döngü, emtiaların modern finans tarihindeki konumunu yeniden tanımlamaya hazırlanıyor.

İLGİLİ HABERLER