Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Hazine faiz destekli tarım kredilerindeki borçsuzluk şartı yeniden gözden geçirildi. Özellikle Ziraat Bankası aracılığıyla sağlanan destekli kredilerde, vergi ve Bağ Kur borçlarının bulunmaması gerekliliği, yeni düzenlemeyle birlikte farklı bir biçime sokuldu. Bu değişiklik, kamu alacaklarının tahsilini güvence altına almayı ve üreticilerin finansmana erişim imkanlarını tamamen kesmemeyi hedefliyor.
Kararın 15 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından, tarım sektöründe krediye erişim şartları yeniden masaya yatırıldı. Bu düzenleme, çiftçiler açısından büyük bir öneme sahip olup, özellikle borçlu olan üreticilerin kredi kullanma süreçlerinde dikkate değer değişiklikler barındırıyor.
Borçsuzluk Belgesi Gerekliliği Açıklandı
Gerçekleştirilen düzenlemeye göre, Hazine destekli kredi almak isteyen üreticilerin, kredi başvurusundan en fazla 15 gün önce almak zorunda oldukları bir belgeyle, vergi dairelerine vadesi geçmiş borçlarının olmadığını ve sosyal güvenlik prim borcu taşımadıklarını kanıtlamaları gerekiyor. Bu belge olmadan kredi işlemleri gerçekleştirilemeyecek.
Önceden uygulamada farklı yorumlara neden olabilen borçsuzluk şartı, yeni karar ile net bir şekilde tanımlandı. Banka, kredi başvurusunda bu belgeyi talep edecek; belge sunulmadığı takdirde kredi kullandırım süreci ilerlemeyecek. Bu yolla, kamu alacaklarının korunması ve süreçteki belirsizliklerin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.

Borçlu Üreticilere Yönelik Kesinti Modeli Uygulandı
Düzenlemenin en dikkat çekici bölümü, borçlu çiftçilere yönelik getirilen kesinti modeli olarak öne çıkıyor. Yeni uygulamayla birlikte, üreticinin vergi veya SGK borcu olması durumunda, kullanacağı Hazine destekli kredinin en fazla yüzde 25'i, borç ödemesi için ayrılacak. Bu miktar doğrudan ilgili vergi dairesine veya Sosyal Güvenlik Kurumu’na aktarılacak.
Bu yöntem sayesinde, çiftçinin krediye erişimi tamamen engellenmeyecek; ayrıca kamu alacaklarının tahsil edilmesi sağlanacak. Kalan kredi miktarı üreticinin hesabına yatırılacak ve bu tutar üretim faaliyetlerinde kullanılabilecek. Tarım sektörü temsilcileri, bu modelin özellikle borçları yüzünden kredi alamayan üreticilere geçici bir çözüm sunduğunu belirtiyor.
Kesinti Miktarına Yıllık Sınır Belirlendi
Karar ile birlikte, kesinti yoluyla tahsil edilecek borç miktarına da bir üst sınır getirildi. Buna göre, kredi tutarına bakılmaksızın, bir yıl içinde yapılacak kesintilerle tahsil edilebilecek maksimum borç miktarı 300 bin lirayı aşamayacak. Bu sınırlama, özellikle yüksek tutarlı kredi kullanan üreticiler için büyük önem taşıyor.
Üst sınır uygulaması sayesinde, üreticinin kredi tutarının büyük bir bölümünün borç ödemelerine gitmesi engellenecek. Ayrıca, kamu alacaklarının tahsili de belirli bir plan dâhilinde ilerleyecek. Ekonomi çevreleri bu sınırın, çiftçilerin üretim kapasitelerini korumayı hedeflediğini değerlendirmekte.

Belirli Üretim Alanları İçin Geçici Muafiyet Uygulandı
Kararda ayrıca bazı üretim alanlarına yönelik geçici muafiyet de öngörüldü. Temel hayvansal üretim ve temel bitkisel üretim çerçevesinde, tamamen ayni olarak sağlanacak finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026 tarihine kadar vergi ve SGK borcu şartı aranmayacak.
Bu muafiyetin, küçük ve orta ölçekli üreticilerin üretim süreçlerinin etkilenmemesi amacıyla getirildiği vurgulanıyor. Özellikle girdi maliyetlerinin arttığı bir dönemde, üreticinin finansmana hızlı bir şekilde erişimi oldukça kritiktir. Geçici muafiyet ile tarımsal faaliyetlerin devamlılığının korunması hedeflenmektedir.
Tarım Sektöründe Yeni Bir Dönem Başlatıldı
Hazine faiz destekli krediler, uzun zamandır tarım sektörünün en önemli finansman kaynakları arasında yer alıyor. Gerçekleştirilen düzenleme sayesinde krediye erişim şartları daha net bir hale getirildi. Borçsuzluk belgesi zorunluluğu devam ederken, borçlu olan üreticilere yönelik esnek bir model devreye alındı.
Sektör temsilcileri, bu kararın sahadaki etkilerinin önümüzdeki aylarda daha belirgin bir şekilde görüleceğini dile getiriyor. Üreticilerin kredi başvurusunda bulunmadan önce mevcut vergi ve SGK borç durumlarını kontrol etmeleri ve mali planlamalarını buna göre yapmaları önemle önerilmektedir. Yeni düzenlemenin, hem kamu mali disiplininin korunması hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla atılmış kapsamlı bir adım olarak değerlendirildiği belirtiliyor.