2026 yılının ilk Merkür retrosu başladı. Balık burcunda başlayacak olan retro ile neler yaşanacak merak ediliyor. Özellikle, astroloji tutkunları, neler olacağını araştırıyor. Peki, en çok hangi burçlar etkilenecek? Eski sevgililer geri dönecek mi? Astrolog Çisel Akın, Türkinform’a açıklamalarda bulundu.
“KLASİK BİR RETRO DEĞİL”
Normalde bu sürecin Merkür'ün balık burcuna geçmesiyle birlikte 7 Şubat'ta başladı ve 15 Nisan'a kadar hissedileceğini kaydeden Çisel Akın, bunun klasik bir retro olmadığını kaydederek, “Çünkü bundan 5 gün önce Satürn'ün koç geçişi gerçekleşti. Ve 5-6 gün sonra da bir tutulmaya gireceğiz. Ve bu tutulma da aynı şekilde Merkür retro'lu olacak” dedi.
EN ÇOK ETKİLENECEK BURÇLAR BELLİ OLDU
“Şimdi bu 22 derece ve 8 derece aralığında en çok balık, başak, yay ve ikizler aksında olan burçları etkiliyor. En yoğun etkiyi onlar alacaklar” diyen Akın, bu bir kapanış ve çözülme olduğunu söyledi. Bu retro ile, 2,5 senenin son yüzleşmesinin yaşanacağını, bir temizlik yapılacağını aktaran Çise Akın, 2,5 senenin bir hesabının verileceğini ve önüne bakma temasının olacağını söyledi.
“MANTIKTAN ZİYADE SEZGİ ÇALIŞACAK”
Akın, “Bu 2,5 senede neyi ne kadar yapabildin? Neleri başarabildin? Ya da bu sınavların neydi ve o sınavları verebildin mi; ki bu noktada tekrar önümüze gelecek bu temalar. Yani aslında satürn balık transiti, kapanışının z raporunu vereceğiz. Mantıktan ziyade sezgi çalışacak burada, böyle bir durum var” dedi.
ESKİ SEVGİLİLER DÖNECEK Mİ?
Merkür Retrosu’nun aşk hayatına etkileriyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Akın, “Normalde Merkür Retro'ları eski sevgiliyi döndürmez. Fakat bu retroda hem tutulmanın yöneticisi Merkür olduğu için hem de Venus kavuşumlu olduğu için. Venus da balıkta şu an Merkür ile kavuşum yapıyor. Burada sevgiyi, değeri, o duyguları anlamak için çok elverişli bir gün. Dolayısıyla burada geri dönüşler yaşanabilir. Ama burada şöyle bir şey var, “seni çok özledim”, “çok pişmanım” geri dönüşü değil bu. Hala orada mısın geri dönüşü. Çünkü, Merkür balıkta zararlı konumda olduğu için burada algılarımızı yanıltacak. Mantık yok burada, sezgisel çalışacak. Hayallerle sezgileri birbirine karıştırıp gerçeklere entegre etmeye çalışacağız. Ama asıl tehlike noktası orası yani”