Van'da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, soruşturmanın seyrini değiştirecek iddialarda bulunarak, dikkatlerin üniversite yönetimine çevrilmesi gerektiğini savundu.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in 15 günlük arayışın ardından cansız bedeninin bulunmasıyla sonuçlanan trajik olayda, soruşturma süreci yeni bir boyuta taşındı. Baba Nizamettin Kabaiş, kızının kaybıyla ilgili şüphelerin doğrudan üniversite yönetiminde odaklandığını belirterek, yetkililere kapsamlı bir araştırma yapılması çağrısında bulundu.
Soruşturmada Yeni Hedef: DNA İncelemeleri
Olayın gerçekleştiği Mollakasım ve Bardakçı mahallelerini kapsayan bölgede, bugüne dek 425 kişiden alınan DNA örnekleri incelemeye alındı. Ancak baba Kabaiş, mevcut incelemelerin olayı aydınlatmak için yeterli olmadığını savunuyor. 2 bin 500 kişiyle sınırlandırılan DNA örneklemesinin, 5 bin kişiye çıkarılmasını talep eden Kabaiş, dosyadaki ihmallerin bir an önce giderilmesi gerektiğini vurguladı. Kızının telefonunun hala açılamamış olması ve olay yerinde bulunan yabancı DNA profillerinin sahiplerinin belirlenememiş olması, ailenin cinayet şüphesini güçlendiriyor.
Rektör ve Çevresine Yönelik İddialar
Nizamettin Kabaiş, soruşturmanın genişletilmesi noktasında özellikle üniversite rektörü ve yakın çevresine işaret etti. Rektörün olay sürecindeki tutumunu "şüpheli" olarak nitelendiren baba, bazı tanıkların ifade vermesinin engellendiğini iddia etti. Kabaiş, konuyla ilgili şunları dile getirdi: "Olayla ilgili bilgisi olan ve rektör hakkında ifade vermek isteyen şahıslar gözaltına alınıyor veya gözdağı veriliyor. Bölgedeki halk, rektörün yeğenlerinin olayla bağlantılı olabileceğini konuşuyor. Adalet Bakanlığı nezdindeki girişimlerimizle bu karanlık noktaların aydınlatılmasını bekliyoruz."
Dosyadaki benzerlikler ve gelecek beklentisi
Gülistan Doku davasıyla benzer şüpheler barındıran bu süreçte, baba Kabaiş failler ortaya çıkarılana kadar mücadelesinden vazgeçmeyeceğini belirtiyor. Soruşturmanın sadece belirli mahallelerle sınırlı kalmayıp, üniversite yönetiminin de dahil olduğu derinlemesine bir incelemeye dönüşmesini isteyen acılı aile, kızının ölümüyle ilgili gerçeklerin üzerindeki perdenin aralanmasını bekliyor.