Başarılı komedyen Yasemin Sakallıoğlu, kariyer yolculuğundaki zorlu değişimleri ve popüler dizi Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz setinde yaşadığı süreci samimiyetle paylaştı.
Sosyal medyadaki eğlenceli videolarıyla geniş kitlelerin sevgisini kazanan ve bugün Türkiye’nin dört bir yanında kapalı gişe gösteriler yapan Yasemin Sakallıoğlu, başarının getirdiği baskıyı ve yıllardır süren kilo kontrolü mücadelesini takipçileriyle paylaştı. Ünlü isim, dışarıdan görünen neşeli halinin ardında yatan duygusal süreci tüm çıplaklığıyla anlattı.
Ekranlardan sahnelere uzanan zorlu süreç
Bankacılık yaptığı dönemde yaşadığı mutsuzluğu yemek yiyerek bastırmaya çalıştığını belirten Sakallıoğlu, istifa sürecinin ardından hayatının nasıl değiştiğini paylaştı. İlk videolarının popüler olduğu dönemde hızlı bir şekilde 16 kilo verdiğini ifade eden ünlü komedyen, ancak bu zayıflama sürecinin kariyerinde beklediği kapıları hemen açmadığını, bu hayal kırıklığıyla tekrar kilo aldığını itiraf etti. Sakallıoğlu, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinin kadrosuna dahil olduğunda ise tekrar bir zayıflama sürecine girdiğini belirtti.
Başarı baskısı ve duygusal açlık
Stand-up dünyasında yakaladığı başarının kendisinde büyük bir sorumluluk yarattığını belirten Sakallıoğlu, sahnede izleyiciyi güldürmenin kendisi için bir tür 'duygusal sığınak' haline geldiğini söyledi. "Siz güldükçe ben yedim" diyerek başarı arzusunun kendisini nasıl yıprattığını anlatan başarılı isim, şu ifadeleri kullandı:
"Her gösterimin salonları doldurmasını istedim. Bu tutku beni çok hırpaladı. Başarıya ulaşırken kendime haksızlık etmeden ilerlemeyi maalesef başaramadım."
Hassas bir ruhun terapi yolculuğu
Sahnedeki enerjik karakterinin aksine özel hayatında oldukça kırılgan ve hassas biri olduğunu vurgulayan Sakallıoğlu, uzun süredir profesyonel destek aldığını da sözlerine ekledi. İnsanlara karşı olan aşırı verici tutumunun eleştirilere zemin hazırladığını ifade eden komedyen, üç buçuk yıldır devam eden terapi sürecinin kendisine yaptığı en büyük iyilik olduğunu belirterek, hayata karşı daha korumacı bir yaklaşım geliştirdiğini ifade etti.