Geçtiğimiz yıl casusluk ve örgüt bağlantısı iddialarıyla kayyım atanan ASSAN Group için satış süreci başladı. İhale bedeli 416,5 milyon dolar olarak belirlenen şirketin geçmişi, devlet kurumlarına sızma ve gizli belgelerin aktarılması gibi ciddi iddialara dayanıyor.
Savunma sanayiinde faaliyet gösteren ve geçen yıl başlatılan operasyonlarla gündeme gelen ASSAN Group, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetimindeyken satışa çıkarıldı. 8 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecek ihale için 416 milyon 500 bin dolarlık bir bedel belirlenirken, katılımcılardan 41 milyon 650 bin dolar tutarında teminat talep edildi.
Soruşturma dosyasında öne çıkan iddialara göre, şirket yönetimi MKE ve TÜBİTAK SAGE bünyesindeki kritik savunma projelerine ait gizli bilgileri usulsüz yollarla temin etmekle suçlanıyor.
Operasyonun merkezindeki isimler
Şirket sahibi Emin Öner ve Genel Müdür Gürcan Okumuş, Ağustos 2025'te "terör örgütü üyeliği" ve "devlet güvenliğine ilişkin belgeleri ele geçirme" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. İddianamede, Gürcan Okumuş'un TÜBİTAK SAGE bünyesindeki görevinden ayrıldıktan sonra kurduğu paravan yapılarla ASSAN'a veri aktardığı öne sürülüyor.
Dosyanın bir diğer dikkat çeken ismi ise, MKE eski Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Sayhan oldu. MHP'ye yakınlığıyla bilinen Sayhan'ın, MKE ile TSK arasında paylaşılan gizli tedarik planlarını ve stratejik belgeleri danışmanlık yaptığı ASSAN Group'a ilettiği iddia ediliyor. Savcılık, bu durumu "devlet kurumları içerisindeki kritik bağlantılar üzerinden sağlanan bir bilgi sızıntısı" olarak tanımlıyor.
Teknik casusluk ve usulsüzlük ağı
Soruşturma kapsamında hazırlanan 38 sayfalık iddianamede, 13 farklı savunma ve havacılık şirketinin usulsüzlük iddialarıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. MKE'nin mühimmat üretim süreçlerine ait teknik çizimlerin, gizli fiyat tablolarının ve TÜBİTAK projelerine dair raporların, örgütsel bağlantılar aracılığıyla şirket lehine kullanıldığı ve yurt dışına çıkarılmaya çalışıldığı ileri sürülüyor.
MKE Hukuk Direktörlüğü, söz konusu belgelerin dışarı çıkarılmasının Hazine zararına yol açtığını ve haksız rekabet oluşturduğunu vurguluyor. Şirketin üretim tesislerinde topçu mühimmatı ve roket sistemleri gibi kritik alanlarda MKE projelerinin kopyalandığına dair tespitler de dosyaya yansımış durumda.
Hukuki süreç ve belirsizlikler
Halen devam eden dava süreci, siyasi çevrelerden savunma bürokrasisine kadar geniş bir alanı etkilemiş durumda. Tutuklu sanıklar arasında eski askeri personelin de bulunduğu soruşturma, devlet kurumlarının güvenliği noktasında önemli soru işaretleri yaratıyor. TMSF tarafından gerçekleştirilecek satış ihalesi, şirketin geleceğine dair süreci nihayete erdirmeyi amaçlıyor.