Sermayeye ‘yeter ki gel’ paketi: İhracatçıya vergi indirimi, varlık barışına dönüş

İhracatçıya vergi avantajları ve İstanbul Finans Merkezi için özel muafiyetler içeren düzenleme, tartışmalı Varlık Barışı uygulamasını da yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye, dış kaynaklı döviz girişini hızlandırmak ve yatırım ortamını canlandırmak için yeni bir teşvik paketini devreye alıyor. İhracatçıya vergi avantajları ve İstanbul Finans Merkezi için özel muafiyetler içeren düzenleme, tartışmalı Varlık Barışı uygulamasını da yeniden gündeme taşıdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı", ekonomide yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. İhracat odaklı büyümeyi hedefleyen teşvikler kapsamında, imalatçı ihracatçılar için Kurumlar Vergisi oranı yüzde 20’den yüzde 9’a, genel ihracatçılar için ise yüzde 14’e düşürülüyor.

İstanbul Finans Merkezi'ne taşınan şirketlere 20 yıllık vergi muafiyeti tanınırken, transit ticarette vergi oranı sıfırlanıyor. Ancak paketin en dikkat çeken unsuru, geçmişte defalarca uygulanan ve "kaynağı sorulmayan varlık" olarak tanımlanan Varlık Barışı düzenlemesinin tekrar yürürlüğe girecek olması.

Geçmişin mirası: Yedi kez denenen yöntem

2008 yılından bu yana yedi farklı yasal düzenleme ile hayata geçirilen Varlık Barışı, yurt dışındaki para, altın ve menkul kıymetlerin düşük vergi oranlarıyla sisteme dahil edilmesini hedefliyor. "Parayı getir, kaynağını sormayayım" yaklaşımıyla öne çıkan bu uygulamalar, seçim dönemlerinde sıcak para ihtiyacını karşılamak için bir araç olarak kullanıldı.

Daha önceki yıllarda 5811, 6486, 6736 ve 7143 sayılı yasalarla defalarca uzatılan bu süreç, 2022 yılındaki son düzenlemeyle zirveye taşınmıştı. Uzmanlar, bu tür uygulamaların kayıt dışı ekonomiyi teşvik edebileceği ve uluslararası denetim mekanizmalarında soru işareti yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Nitekim Türkiye, bu uygulamaların yoğunlaştığı dönemlerin ardından 2021 yılında Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından gri listeye alınmıştı.

Yeni dönemde vergi muafiyeti daveti

Paket sadece yerli sermayeyi değil, uluslararası yatırımcıları da çekmeyi amaçlıyor. Son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkeye gelmesi durumunda, yurt dışı kaynaklı gelirlerinin 20 yıl boyunca vergi dışı bırakılması öngörülüyor. Bu statüdeki kişilerin Türkiye içinde elde ettikleri kazançlar vergilendirilirken, veraset ve intikal vergisi gibi kalemlerde de yüzde 1 gibi sembolik oranlar uygulanacak.

Hükümetin bu hamlesi, küresel sermaye rekabetinde Türkiye’yi bir cazibe merkezi haline getirme hedefi taşısa da, geçmişteki uygulamaların ekonomi üzerindeki uzun vadeli etkileri kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER