Sessiz düşman hipertansiyon: İlaçsız çözüm mümkün mü?

Ordu Devlet Hastanesi’nde görev yapan Dahiliye Uzmanı Dr. İrem Güneyli, hipertansiyonun teşhis süreçleri ve vücut üzerindeki yıkıcı etkileri hakkında kritik uyarılarda bulundu.

Uzmanlar, modern çağın en büyük sağlık sorunlarından biri olan hipertansiyonla mücadelede sadece ilaç kullanımının yeterli olmadığını, köklü bir yaşam tarzı değişikliğinin hayati değer taşıdığını vurguluyor.

Ordu Devlet Hastanesi’nde görev yapan Dahiliye Uzmanı Dr. İrem Güneyli, hipertansiyonun teşhis süreçleri ve vücut üzerindeki yıkıcı etkileri hakkında kritik uyarılarda bulundu. Özellikle ev ortamındaki ölçümlerde 135/85 mmHg seviyesinin üzerindeki değerlerin bir uyarı işareti olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Güneyli, klinik ortamdaki stres faktörleri nedeniyle hastanede bu sınırın 140/90 mmHg olarak değerlendirildiğini ifade etti.

Teşhis İçin Detaylı Tarama Şart

Hipertansiyon tanısının sadece bir tansiyon aletiyle konulmadığını belirten Dr. Güneyli, sürecin kapsamlı bir inceleme gerektirdiğini hatırlattı. Hastaların böbrek fonksiyonlarından tiroit değerlerine, kolesterol seviyelerinden kalp ritmine kadar pek çok farklı parametrenin kontrol edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu tetkikler, yüksek tansiyonun altında yatan başka bir hormonal veya damarsal hastalığın olup olmadığını tespit etmek açısından kritik bir rol oynuyor.

Yaşam Tarzı Değişimi Tedavinin Temeli

Hastalığın evresine göre izlenen tedavi stratejileri hakkında bilgi veren uzman isim, sınırda seyreden tansiyon değerlerinde ilk adımın yaşam tarzı değişikliği olması gerektiğini vurguladı. Dr. Güneyli, "Tuz tüketiminin kısıtlanması, sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak durulması, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli bir uyku düzeni, çoğu zaman en az ilaç tedavisi kadar etkilidir" ifadelerini kullandı. İlaç tedavisine başlanması gereken 140/90 mmHg üzerindeki vakalarda ise tedavi planının hastanın yaşı ve ek rahatsızlıkları göz önünde bulundurularak kişiye özel hazırlandığını belirtti.

Organ Hasarını Önlemek İçin Erken Müdahale

Kontrol altına alınamayan yüksek tansiyonun zaman içerisinde damar duvarlarını yıpratarak ciddi hasarlar verdiğini belirten Dr. Güneyli, "Hipertansiyonu Birlikte Kontrol Edelim" diyerek vatandaşları bilinçli olmaya davet etti. İhmal edilen tansiyonun inme, kalp yetmezliği, ritim bozukluğu ve göz damarı hastalıkları gibi pek çok tehlikeyi beraberinde getirdiğini söyleyen Güneyli, diyalize giren hastaların yaklaşık yüzde 30’unda temel sorunun hipertansiyon olduğunu sözlerine ekledi. Uzman doktor, erken teşhisin ve tedavi sürecine uyumun hayati bir savunma kalkanı olduğunu hatırlatarak, üç ayı geçmeyen düzenli kontrollerle kan basıncının hedeflenen seviyelerde tutulabileceğini vurguladı.

İLGİLİ HABERLER