ABD yönetimi, Tahran yönetiminin silahlı kuvvetlerini güçlendirme ve bölgedeki müttefiklere tehdit oluşturma çabalarını kısıtlamak amacıyla İran ordusunun petrol ticareti üzerindeki baskısını artırdı.
Washington yönetimi, İran’ın askeri kapasitesini modernize etmesini engellemek için yeni bir yaptırım paketini devreye soktu. Hazine Bakanlığı tarafından duyurulan kararlar, özellikle Tahran’ın silahlı kuvvetlerinin finansman kaynağı olarak kullandığı petrol satışlarını hedef alıyor. ABD’li yetkililer, bu adımın bölgedeki istikrarı korumak ve İran’ın ABD ortaklarına yönelik tehdit potansiyelini zayıflatmak için atıldığını vurguluyor.
Hürmüz Boğazı ve gerilimin arka planı
Bölgedeki tansiyon sadece yaptırım kararlarıyla değil, Hürmüz Boğazı çevresindeki hareketlilikle de yakından izleniyor. ABD Hazine Bakanlığı, Umman’ın boğazdan geçiş yapan gemilerden herhangi bir ücret tahsil etme planının bulunmadığını açıklayarak bölgedeki ticari belirsizliklere dair spekülasyonları durdurmaya çalıştı. Ancak bölgeye yansıyan veriler endişeleri canlı tutuyor. Özellikle Güney Kore tarafı, Hürmüz Boğazı’nda kendi gemilerine yönelik gerçekleştirilen saldırılarda elde edilen bulguların doğrudan İran’ı işaret ettiğini kamuoyuyla paylaştı.
Askeri harcamaların ekonomik yükü
İran’a yönelik bölgesel stratejisini derinleştiren ABD’nin askeri operasyonel maliyetleri de dikkat çeken bir başka boyut. İsrail’deki havalimanlarında İran ile olası bir çatışma senaryosu için konuşlandırılan ABD uçaklarının, sadece iki aylık süreçte havalimanı altyapısında 248 milyon dolarlık bir zarara yol açtığı kaydedildi. Bu veriler, bölgedeki askeri hareketliliğin hem diplomatik hem de ekonomik maliyetinin giderek yükseldiğini gözler önüne seriyor. Washington, yaptırımlar yoluyla Tahran’ın bu maliyetli askeri stratejilerini sürdürülemez kılmayı hedefliyor.