1 Mayıs 1977’de hayatını kaybedenleri anmak için Kazancı Yokuşu’na yürümek isteyen 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi üyeleri, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle karşılaştı; çok sayıda kişi gözaltına alındı.
İstanbul’da çeşitli demokratik kitle örgütleri ve gençlik gruplarının oluşturduğu 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi, geleneksel anma etkinliği için Taksim Meydanı’na yöneldi. Ancak bölgeye ulaşan gruplar, polis bariyerleriyle çevrili bir abluka ile karşılaştı. İstanbul Valiliği’nin kararı doğrultusunda Taksim metrosu ve füniküler hatları işletmeye kapatılırken, Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından anma etkinliğine yasak getirildiği duyuruldu.
Abluka altında açıklama yapan DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, anma hakkının demokratik ve meşru bir talep olduğunu vurguladı. Keskin, geçmiş yıllarda benzer yürüyüşler nedeniyle yargılandıklarını ancak beraat ettiklerini hatırlatarak, "Ne kaymakamın ne de valinin bu anmayı yasaklama yetkisi var. İşçilerin kendi tarihleriyle özdeşleşen meydanlarda anma yapması en temel haktır" ifadelerini kullandı.
Oturma eylemi ve müdahale
Konuşmaların ardından ellerindeki karanfillerle 1 Mayıs Marşı’nı söyleyen grup, polis ablukasına karşı oturma eylemi başlattı. Kısa süre sonra güvenlik güçleri, eylemcilere müdahale ederek 30’dan fazla kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Meydan ve çevresindeki hareketlilik uzun süre devam etti.
Kanlı 1 Mayıs’ın hafızası
Türkiye tarihine "Kanlı 1 Mayıs" olarak geçen 1977 yılındaki kutlamalarda, meydanda açılan ateş ve ardından yaşanan panik sonucu 41 kişi yaşamını yitirmişti. O günden bu yana DİSK, KESK, TMMOB ve TTB gibi emek örgütleri, her yıl Kazancı Yokuşu’nda bir araya gelerek hayatını kaybedenleri anıyor. Anma törenlerinde geleneksel olarak isimler okunuyor, saygı duruşunda bulunuluyor ve yokuşa karanfiller bırakılıyor.