Tarım ürünlerinde üretici ve market fiyatları arasındaki uçurum büyüyor

Artan girdi maliyetleri ise çiftçinin üzerindeki finansal baskıyı derinleştiriyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), tarımsal üretim ve tüketim zincirindeki fiyat dengesizliklerini ortaya koyan mayıs ayı raporunu yayımladı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat makası elmada yüzde 388 seviyesine ulaştı. Artan girdi maliyetleri ise çiftçinin üzerindeki finansal baskıyı derinleştiriyor.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), tarımsal üretim ve tüketim zincirindeki fiyat dengesizliklerini ortaya koyan mayıs ayı raporunu yayımladı. Hazırlanan verilere göre, bahçeden çıkan ürünün market reyonuna ulaşana kadar fiyatının katlandığı gözlemlenirken, bu uçurumun başını elma çekiyor.

Üretici ile tüketici fiyatları arasındaki fark en yüksek yüzde 388,5 oranıyla elmada ölçüldü. Bu ürünü yüzde 278,6 ile havuç, yüzde 215,3 ile kabak, yüzde 206,5 ile fındık ve yüzde 195,7 ile marul takip etti. Söz konusu kalemlerde market fiyatlarının, üretici çıkış fiyatının 3 ila 5 katı seviyelerinde seyrettiği belirtildi.

Üretici cephesinde hareketlilik

Mayıs ayı içerisinde üretici fiyatlarında dalgalı bir seyir izlendi. İncelenen 28 ürünün 9'unda fiyat yükselişi görülürken, 9 üründe ise düşüş yaşandı. Üretici nezdinde fiyatı en fazla artan kalem yüzde 77,2 ile kuru soğan oldu. Patates yüzde 45,5 ve limon yüzde 43,8 oranında artışla bu yükselişi takip etti. Buna karşın domates, kabak, sivri biber ve salatalık gibi ürünlerin üretici fiyatlarında ise ciddi oranlarda geri çekilmeler kaydedildi.

Girdi maliyetleri baskı yaratıyor

Fiyat makasının yanı sıra çiftçinin üretim sürecinde kullandığı temel kalemlerdeki maliyet artışları da dikkat çekiyor. Yıllık bazda incelendiğinde; amonyum sülfat gübresinde yüzde 85,4, amonyum nitratta yüzde 82,2 ve üre gübresinde yüzde 70,8 oranında bir artış yaşandığı ifade edildi.

Enerji ve lojistik giderleri de çiftçinin belini bükmeye devam ediyor. Mazot fiyatları son bir yılda yüzde 43,6 oranında zamlanırken, tarımsal sulama ve işletme maliyetlerine yansıyan elektrik fiyatlarında yüzde 25,1 oranında yükseliş kaydedildi. Tarım ilacı giderlerindeki artış ise yüzde 27,8 seviyesinde gerçekleşti.

Sektör temsilcileri, girdi maliyetlerindeki bu yükseliş trendinin gıda arz güvenliği üzerinde uzun vadeli riskler oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Üreticinin üzerindeki maliyet yükünün hafifletilmemesi durumunda, fiyat istikrarsızlığının önümüzdeki dönemde de devam edebileceği değerlendiriliyor.

İLGİLİ HABERLER