Tarlada çifte kriz: Yerli ürün çürüyor, dışa bağımlılık rekor kırıyor

Üretici kan ağlarken açıklanan dış ticaret verileri, tarımsal ithalatın devasa boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor. Üretim planlamasındaki aksaklıklar ve maliyetlerin yükselmesi, Türkiye’nin dört bir yanındaki hasat bölgelerinde tabloyu karartıyor.

Gıda fiyatlarındaki önlenemez artış mutfakları zorlarken, çiftçinin elindeki ürünler alıcı bulamadığı için zayi oluyor. Üretici kan ağlarken açıklanan dış ticaret verileri, tarımsal ithalatın devasa boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.

Üretim planlamasındaki aksaklıklar ve maliyetlerin yükselmesi, Türkiye’nin dört bir yanındaki hasat bölgelerinde tabloyu karartıyor. Pazara ulaşamayan patates ve soğanlar depolarda çürümeye terk edilirken, portakal gibi ürünler ise masrafını bile karşılamadığı gerekçesiyle dalında bırakılıyor. Öte yandan, TÜİK’in nisan ayı verilerine göre gıda enflasyonunun yüzde 34,55 seviyesine tırmanması, halkın alım gücünü her geçen gün eritiyor.

İthalat Faturası Kabarıyor

Yerel üretici destek beklerken, ticaret verileri yönün tamamen dışarıya döndüğünü doğruluyor. Yılın ilk üç aylık periyodunda tarım, gıda ve içecek sektöründeki ihracat verileri yüzde 1,67 oranında düşüşle 6,98 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde ithalat kalemleri ise yüzde 10,62'lik bir artışla 6,43 milyar dolara ulaştı.

Sektör temsilcileri ve uzmanlar, bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Tarım yazarı Gazi Kutlu, dış alımın sadece tahılla sınırlı kalmadığını; nohuttan mercimeğe, cevizden bademe kadar temel ihtiyaçların dahi dışarıdan temin edildiğine dikkat çekiyor.

Dışa Bağımlılık Yerli Üreticiyi Bitiriyor

Rusya ve Ukrayna gibi ülkelerden buğday, mısır ve ayçiçek yağı alımına devam edilirken, portakal ve elma gibi meyvelerin farklı ülkelerden getirilmesi dikkat çekiyor. İtalya, Azerbaycan ve Gürcistan’dan elma, Sri Lanka ve Hindistan’dan ise çay ithal edilmesi, yerli üretimin yaşadığı dar boğazı bir kez daha kanıtlıyor.

Gazi Kutlu, izlenen politikaları şu sözlerle eleştirdi: "Daha ucuz olduğu düşüncesiyle dışarıya bel bağlamak, tarımsal geleceğimizi ipotek altına almaktır. Üreticiye gereken destek sağlanmadığı ve yerel kapasite artırılmadığı müddetçe, bu ithalat döngüsünden çıkış mümkün görünmüyor. Gelinen noktada tabiri caizse içimiz dışımız ithalat oldu."

İLGİLİ HABERLER