Tekirdağ'ın En Fakir İlçesi Hangisi?

Şehrin doğu yakasında yükselen devasa fabrikalar ve lojistik merkezler bölgeye büyük bir sermaye akışı sağlarken batı ve iç kesimlerde kalan bazı bölgeler bu ekonomik mucizenin uzağında kalmaya devam ediyor.

Şehrin doğu yakasında yükselen devasa fabrikalar ve lojistik merkezler bölgeye büyük bir sermaye akışı sağlarken batı ve iç kesimlerde kalan bazı bölgeler bu ekonomik mucizenin uzağında kalmaya devam ediyor. Kentin sosyo-ekonomik haritası incelendiğinde gelişmişlik endeksi açısından en alt sıralarda yer alan ilçelerin ortak özellikleri sanayi yatırımlarından mahrum kalmaları ve geleneksel üretim modellerine sıkışmış olmalarıdır. Bu durum bölgesel bazda gelir adaletsizliğinin hissedilmesine ve bazı yerleşim yerlerinin "şehrin en yoksul noktası" olarak nitelendirilmesine yol açıyor.

 

Tarımsal Üretime Sıkışmış Bir Ekonominin Getirdiği Zorluklar

Tekirdağ’ın geniş topraklarına sahip olan Hayrabolu gibi ilçeler incelendiğinde ekonominin neredeyse tamamen toprağa bağımlı olduğu görülmektedir. Ayçiçeği ve buğday üretiminde ülkenin ambarı sayılabilecek bir potansiyele sahip olmasına rağmen bu üretim biçiminin sanayiye entegre edilememesi bölge halkının gelir seviyesini sınırlamaktadır. Çiftçilikle geçinen nüfusun mevsimsel gelir dalgalanmalarına maruz kalması ve girdi maliyetlerinin sürekli artışı yerel halkın alım gücünü baskılayan en temel unsurdur. Sanayileşmiş komşu ilçelerin aksine bu bölgelerde yüksek katma değerli ürünlerin işlenememesi sermaye birikiminin oluşmasını engellemekte ve ekonomik canlılığı sadece hasat dönemlerine hapsetmektedir. Bu döngü kırılmadığı sürece tarım odaklı ilçelerin Tekirdağ’ın sanayi devleriyle yarışması mümkün görünmemektedir.

 

 

Genç Nüfusun Göç Etmesiyle Zayıflayan Yerel Dinamizm

İstihdam olanaklarının kısıtlı olması özellikle Hayrabolu ve benzeri kırsal ağırlıklı bölgelerde ciddi bir demografik değişime yol açmaktadır. Eğitimini tamamlayan ya da iş hayatına atılmak isteyen gençlerin kendi memleketlerinde gelecek görememesi onları kentin sanayi kalbi olan Çerkezköy ve Çorlu gibi bölgelere göç etmeye zorlamaktadır. Bu durum geride kalan yaşlı nüfusun ekonomik üretim kapasitesini düşürürken ilçedeki tüketim hacmini de daraltmaktadır. Genç ve üretken gücünü kaybeden bir yerleşim yerinde ticari faaliyetlerin büyümesi imkansız hale gelmekte ve yerel esnaf dahi ayakta kalmakta zorlanmaktadır. Sosyal hayatın sönükleşmesi ve yatırımların bu bölgelerden uzaklaşması yoksulluk döngüsünü daha da derinleştiren bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Sanayi Aksının Dışında Kalmanın Yarattığı Yatırım Eksikliği

Tekirdağ’ın ekonomik olarak en zayıf halkası kabul edilen bölgelerin bir diğer ortak noktası ana ulaşım ağlarına ve liman bağlantılarına olan uzaklıklarıdır. Trakya’nın sanayi kuşağı olarak bilinen ana arterlerin dışında kalan ilçeler büyük yatırımcılar için cazibe merkezi oluşturamamaktadır. Lojistik avantajların bulunmadığı bu yerlerde kurulan küçük ölçekli atölyeler ise geniş çaplı bir istihdam yaratmaktan uzaktır. Kamu yatırımlarının daha çok nüfusun ve sanayinin yoğun olduğu bölgelere kaydırılması bu dezavantajlı ilçelerin altyapı ve sosyal imkanlar bakımından geri planda kalmasına neden olmaktadır. Yatırımcıların bölgeyi tercih etmemesi sadece ekonomik değil kültürel ve kentsel gelişimin de sekteye uğramasıyla sonuçlanmaktadır.

 

Sosyal Refah Göstergeleri Ve Gelecek Beklentileri

Ekonomik gelişmişlik sadece rakamlardan ibaret olmayıp aynı zamanda eğitim seviyesi sağlık hizmetlerine erişim ve sosyal donatı alanlarıyla da doğrudan ilişkilidir. Tekirdağ’ın düşük gelirli ilçelerinde yaşayan vatandaşlar modern şehir yaşamının sunduğu imkanlardan mahrum kalarak kısıtlı imkanlarla yaşamlarını sürdürmektedir. Kişi başına düşen milli gelirin kentin diğer bölgelerine göre oldukça düşük seyretmesi sosyal sınıflar arasındaki farkı daha belirgin hale getirmektedir. Bu ilçelerin makus talihini yenmesi için tarım dayalı sanayi hamlelerinin başlatılması ve bölgeye özel teşvik paketlerinin uygulanması büyük bir gereklilik arz etmektedir. Aksi takdirde Tekirdağ’ın parlayan yıldızı Çorlu yükselmeye devam ederken iç kesimlerdeki ilçeler yoksulluk sınırındaki mücadelesini sürdürmek zorunda kalacaktır.

İLGİLİ HABERLER