Tıp dünyasında devrim niteliğinde gelişme: İleri evre kanser hastalarında yeni tedavi dönemi

Kanser tedavisinde bugüne kadar sonuç alınamayan ve tedavi seçenekleri tükenmiş kabul edilen hastalar için yeni bir kapı aralandı. ABD’nin Chicago kentinde düzenlenen ve tıp dünyasının yakından takip ettiği Amerikan Klinik Onkoloji Derneği toplantısında paylaşılan veriler, onkoloji alanında heyecan yarattı.

Kemoterapiye cevap vermeyen 102 hastalık klinik çalışmada, uygulanan yeni nesil ilaç sayesinde 15 hastanın tümörlerinden tamamen kurtulduğu açıklandı.

Kanser tedavisinde bugüne kadar sonuç alınamayan ve tedavi seçenekleri tükenmiş kabul edilen hastalar için yeni bir kapı aralandı. ABD’nin Chicago kentinde düzenlenen ve tıp dünyasının yakından takip ettiği Amerikan Klinik Onkoloji Derneği toplantısında paylaşılan veriler, onkoloji alanında heyecan yarattı. 11 ülkede yürütülen ve uzun süredir beklenen çalışma, modern tıbbın sınırlarını zorlayan sonuçlar sundu.

İlaç üç farklı mekanizmayla savaşıyor

Johnson & Johnson tarafından geliştirilen amivantamab adlı molekül, tümör oluşumunu tetikleyen iki biyolojik süreci eş zamanlı olarak baskılarken, aynı zamanda bağışıklık sistemini kanserli hücreleri yok etmesi için özel olarak tetikliyor. Uzmanlar, ilacın vücuttaki kanserli dokuya üç farklı koldan saldırarak imha etme yeteneğine sahip olduğunu belirtiyor.

Daha önce kemoterapi ve immünoterapi süreçlerinden hiçbir fayda göremeyen baş-boyun kanseri hastaları üzerinde denenen ilaç, ciddi oranda başarı sağladı. Araştırmaya katılan 102 kişinin 43’ünde tümör kütlesinde küçülme veya tamamen kaybolma gözlemlenirken, 15 hastada kanserli dokudan eser kalmadığı doğrulandı.

Hastaların yaşam kalitesinde büyük artış

Tedavi sürecine katılan 56 yaşındaki Carl Walsh, yaşadığı süreci "yıkıcı bir hastalıktan hayata dönüş" olarak tanımlıyor. Konuşma ve beslenme yetisini kaybetme noktasına gelen Walsh, ilacın uygulanmasından kısa süre sonra ağrılarının dindiğini ve normal hayatına geri döndüğünü ifade etti.

Londra Kanser Araştırmaları Enstitüsü’nden Prof. Kevin Harrington, elde edilen bulguları bugüne kadar görülen en etkileyici yanıtlar arasında gösterdi. Bilim dünyası, bu ilacın özellikle mevcut tedavilerin işe yaramadığı dirençli vakalarda standart bir tedavi yöntemi haline gelmesi için geniş kapsamlı yeni araştırmaların devam etmesi gerektiğini vurguluyor.

İLGİLİ HABERLER