Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile kritik bir görüşmeye hazırlanan ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimine net bir ültimatom verdi. Nükleer silah hedefleri konusunda geri adım atmayacaklarını belirten Trump, ya diplomatik bir çözümün ya da topyekûn bir tasfiyenin kapıda olduğunu vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump, yoğun diplomasi trafiği öncesinde yaptığı açıklamalarla küresel gündemin ilk sırasına yerleşti. Çin ziyaretinde Şi Cinping ile yapacağı görüşmelerin ana gündem maddesinin İran olacağını dile getiren Trump, Tahran’ın nükleer programına dair sert mesajlar verdi.
Nükleer silahlanma kırmızı çizgimiz
İran'ın nükleer kapasiteye ulaşmasına müsaade etmeyeceklerini belirten Trump, mevcut durumu "oyun" olarak görmediklerini ifade etti. "İran yönetimi ya mantıklı yolu seçerek doğru adımı atacak ya da biz bu işi kökünden bitireceğiz" diyen ABD Başkanı, her iki senaryoda da galip geleceklerinden emin olduğunu savundu. Trump, ülkedeki ekonomik kaygılardan ziyade nükleer tehdidin ortadan kaldırılmasına odaklandığını özellikle vurguladı.
Zenginleştirilmiş uranyum ve diplomatik kozlar
Radyo mülakatında Tahran ile yürütülen sürece dair detaylar veren Trump, İranlı yetkililerin zenginleştirilmiş uranyumu teslim etme konusunda söz verdiğini iddia etti. Süreci aceleye getirmeyeceğini belirten lider, elinde birçok stratejik koz bulunduğunu söyledi. Mevcut ateşkes durumunu "yaşam desteğine bağlı" olarak tanımlayan Trump, Tahran'dan gelen son önerileri ise "yetersiz ve aptalca" olarak nitelendirdi.
Küba'da yeni dönem sinyali
İran gündeminin yanı sıra Küba ile ilgili gelişmelere de değinen Donald Trump, Havana yönetiminin kendilerinden yardım istediğini açıkladı. Bazı Kongre üyelerinin müdahale karşıtı söylemlerini reddeden Trump, Küba'yı "çökmüş bir devlet" olarak tanımlayarak, İran dosyasından sonra bu ülkeyle ilgili diplomatik temasların hız kazanacağının mesajını verdi.