Türkiye döngüsel ekonomi yolunda geri dönüşüm hedeflerini büyüttü

Londra İklim Eylem Haftası kapsamında temaslarda bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye’nin yeşil dönüşüm vizyonuna dair önemli açıklamalarda bulundu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2053 yılına kadar atık yönetimi ve döngüsel ekonomi kapasitesini yüzde 80 seviyesine taşıyacaklarını açıkladı.

Londra İklim Eylem Haftası kapsamında temaslarda bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye’nin yeşil dönüşüm vizyonuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Mevcut geri dönüşüm oranının yüzde 37 seviyesinde olduğunu belirten Kurum, 1 Temmuz itibarıyla başlatılacak depozito uygulamasıyla bu verinin kademeli olarak artırılacağını ifade etti. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda döngüsel ekonominin bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Bakan, üretim süreçlerinde geri dönüştürülmüş ham madde kullanımını teşvik edeceklerini belirtti.

Deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin "dirençli şehirler" modeli için bir referans noktası olduğunu kaydeden Kurum, kısa sürede teslim edilen konutların uluslararası kamuoyunda dikkat çektiğini dile getirdi. Bu başarının, Türkiye’nin COP31 dönem başkanlığına dair güveni pekiştirdiğini belirten Kurum, küresel iklim krizine karşı somut eylemlerin şart olduğunu savundu.

Döngüsel ekonomide yeni dönem

Bakan Kurum, atık ithalatı tartışmalarına da değinerek, ülkeye giren maddelerin "çöp" değil, sanayide ihtiyaç duyulan stratejik ham maddeler olduğunu savundu. İmalat sektöründe geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının zorunlu hale getirileceğini açıklayan Kurum, tekstil sektöründe 2035 yılına kadar ürünlerin en az yüzde 15'inin geri dönüşümden elde edilmesini hedeflediklerini bildirdi. Ayrıca eylül ayından itibaren tek kullanımlık plastiklerin kullanımını sınırlandıracak yeni bir düzenlemenin hayata geçirileceği duyuruldu.

Uygulama odaklı iklim yönetimi

COP31 sürecini bir "Uygulama COP’u" olarak tanımlayan Kurum, iyi niyet temennilerinin ötesine geçerek aksiyon odaklı bir yaklaşım benimsediklerini belirtti. Yenilenebilir enerji yatırımlarına ve nükleer enerji projelerine değinen Kurum, 2035 yılına kadar elektrikli araç şarj ağları, depolama kapasiteleri ve şebeke iyileştirmeleriyle enerji bağımsızlığını perçinlemeyi planladıklarını açıkladı. ABD gibi ülkelerin sürece dahil olmasının zaman alabileceğini öngören Kurum, özel sektör ve toplumun genel taleplerinin dönüşüm sürecinde belirleyici rol oynayacağını sözlerine ekledi.

Türkiye, COP31 dönem başkanlığı sürecinde çevresel hedeflerini yasal düzenlemeler ve teknolojik yatırımlarla destekleyerek, küresel iklim gündeminde somut sonuçlar elde etmeyi amaçlıyor.

İLGİLİ HABERLER