TÜİK’in paylaştığı son veriler, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimi gözler önüne seriyor. Ülke genelinde doğurganlık hızı, neslin yenilenme düzeyi olan 2,10'un altına gerileyerek tarihsel bir düşüş yaşadı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan 2025 yılı doğum verileri, aile yapısında ve nüfus dinamiklerinde kritik bir eşiğin geçildiğini gösterdi. Geçtiğimiz yıl dünyaya gelen toplam bebek sayısı 895 bin 374 olarak kayıtlara geçerken, bir kadının doğurganlık dönemi boyunca sahip olduğu çocuk sayısını temsil eden toplam doğurganlık hızı 1,42'ye kadar indi. Uzmanlar, nüfusun yerinde sayması için gerekli olan 2,10'luk yenilenme eşiğinin altındaki bu seyrin, uzun vadeli bir düşüş trendini doğruladığını belirtiyor.
Bölgesel Farklılıklar Derinleşiyor
Doğurganlık oranlarında şehirler arasında ciddi uçurumlar bulunuyor. Listenin zirvesinde 3,15 çocuk oranıyla Şanlıurfa yer alırken, onu Şırnak ve Mardin takip ediyor. Buna karşılık, çocuk sahibi olma eğiliminin en düşük olduğu il ise 1,09 oranıyla Bartın olarak belirlendi. İzmir, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak gibi büyükşehirler de 1,10 ve 1,11 gibi düşük oranlarla listenin alt sıralarında yer aldı. Türkiye'deki 81 ilin 76'sında doğurganlık hızının 2,10 seviyesinin altında kalması, sorunun ülke çapında yaygın olduğunu kanıtlıyor.
Anne Olma Yaşı İlerliyor
Veriler, sadece doğum sayılarının düşmediğini, aynı zamanda annelik yaşının da yükseldiğini ortaya koyuyor. 2001 yılında 26,7 olan ortalama anne yaşı, 2025 itibarıyla 29,4'e yükselmiş durumda. İlk çocuk sahibi olma yaşı ise ülke genelinde ortalama 27,5 olarak ölçüldü. Bu durum, aile kurma sürecinin daha ileri yaşlara ertelendiğini gösteriyor. Özellikle 25-29 yaş aralığı doğumların en yoğun yaşandığı grup olurken, çok genç yaşta doğum yapma oranı olan adölesan doğurganlık hızı ise binde 9'a kadar geriledi.
Eğitim ve Kentleşme Etkisi
Doğurganlık istatistikleri, eğitim düzeyi ve yaşanılan yerleşim yeri ile de yakından ilişkili. Yükseköğretim mezunu annelerde doğurganlık hızı 1,24 civarında kalırken, ilkokul mezunu annelerde bu oran 2,51'e çıkıyor. Kentleşme oranı arttıkça doğum sayılarının düştüğü gözlenirken; kırsal alanlarda 1,75 olan doğurganlık hızı, yoğun kentlerde 1,33 seviyesine iniyor. Ayrıca kaydedilen doğumların yüzde 3,3'ünü çoğul doğumlar oluştururken, annelerin iki doğum arasında ortalama 4,8 yıl beklemeyi tercih ettiği dikkat çekiyor.