Türkiye’nin iklim geleceği alarm veriyor: Uzman isimden 2040 için çarpıcı çölleşme uyarısı

Dr. Murat Türkeş, küresel ısınma ve El Nino’nun etkisiyle Türkiye’nin yakın gelecekte ciddi bir kuraklık riskiyle karşı karşıya kalacağını belirterek, gıda güvenliği ve ekolojik dengeye dair kritik bir tablo çizdi.

Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Türkeş, küresel ısınma ve El Nino’nun etkisiyle Türkiye’nin yakın gelecekte ciddi bir kuraklık riskiyle karşı karşıya kalacağını belirterek, gıda güvenliği ve ekolojik dengeye dair kritik bir tablo çizdi.

İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha somut hissedilirken, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş’ten dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Türkeş, mevcut verilerin Türkiye’yi 2040’lı yıllardan itibaren bugünkünden çok daha sert, Suriye’yi anımsatan bir çöl iklimine sürükleyebileceğini dile getirdi.

Artan sıcaklıkların sadece termometrelerdeki değerleri yükseltmediğini belirten uzman isim, bu durumun tarımsal sulama kapasitesini doğrudan baltaladığını ve buharlaşma oranlarının yükselmesiyle su kaynaklarının hızla tükendiğini ifade etti. Bu süreç, önümüzdeki yıllarda gıda arzı konusunda ciddi bir krizin kapıda olduğunu gösteriyor.

Ege bölgesi için yangın riski artıyor

Prof. Dr. Türkeş’in verilerine göre, özellikle Ege Bölgesi, Balkanlar ve Kuzey Afrika kaynaklı sıcak hava dalgalarının etkisi altında kalmaya oldukça elverişli bir konumda bulunuyor. İzmir, Manisa, Aydın, Denizli ve Muğla gibi şehirlerin, mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni dahi geride bırakabileceği öngörülüyor.

Bu yüksek sıcaklık seviyeleri, ormanlık alanlarda yeni bir "yangın rejimi" başlatıyor. Yangınların şiddetinin, etki alanının ve süresinin artış gösterdiğine değinen Türkeş, mevcut orman ve su yönetimi sistemlerinin iklim değişikliği şartlarına uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Uzmanlara göre, doğanın direncini artırmak için atılacak adımlar, gelecekteki çevresel felaketleri engellemek adına hayati önem taşıyor.

İLGİLİ HABERLER