CHP kurultaylarına yönelik alınan tedbirli mutlak butlan kararı, Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı ekonomik darboğaz ve siyasi atmosfer arasındaki bağı bir kez daha tartışmaya açtı.
Türkiye siyaseti, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nı hedef alan ve "tedbirli mutlak butlan" kararıyla sonuçlanan yargı hamlesiyle sarsıldı. Uzmanlar, bu gelişmeyi salt bir hukuki süreç olarak değil, tükenen ekonomi politikalarının yarattığı gürültüyü perdeleme girişimi olarak yorumluyor. Ancak bu noktaya gelmeden önce, ülkenin ekonomik hafızasını tazelemek, bugünkü siyasi panik halini anlamak için şart görünüyor.
Beton Ekonomisinden Enflasyon Sarmalına
2002 yılında devralınan ekonomide politika faizi yüzde 46 gibi yüksek bir seviyedeydi. İktidarın ilk yılları, küresel sermayenin bol olduğu ve özelleştirmelerin hız kazandığı bir dönem olarak geçti. Ancak bu tarihi fırsat, sanayi ve teknoloji yerine beton ekonomisine gömüldü. Yap-İşlet-Devret projeleriyle gelecek nesillerin kaynakları ipotek altına alınırken, "itibardan tasarruf olmaz" anlayışı ekonomik disiplinin yerini aldı. Üretim odaklı bir büyüme yerine, dış borçla beslenen suni bir refah illüzyonu inşa edildi.
Faiz İnadı ve KKM Enkazı
Ekonomi bilimiyle bağdaşmayan "faiz sebep, enflasyon sonuç" tezi, beraberinde tarihin en maliyetli deneylerinden birini getirdi. Kurlar üzerindeki baskıyı hafifletmek için 2021 sonunda devreye sokulan Kur Korumalı Mevduat (KKM), ekonominin altına yerleştirilen bir saatli bomba işlevi gördü. 44 ay süren bu süreçte Merkez Bankası bilançosu 2,4 trilyon liranın üzerinde zarar yazarken, vatandaşın sofrasındaki yangın büyüdü. Ağustos 2025’te sistemden çıkış başladığında ise geride devasa bir enflasyon enkazı kalmıştı.
Bugün gelinen noktada ise ironik bir tablo ile karşı karşıyayız; 2002 yılında devralınan faiz oranları aşılmış, politika faizi yüzde 50 seviyelerine ulaşmış durumda. Seçim sonrası dönemde dahi enflasyonun dizginlenemediği bu tabloda, "siyasi dizayn" iddialarıyla gündeme gelen yargı kararları, ekonomideki tahribatı gizleme arayışının bir parçası mı? Bu sorunun cevabı ve hukuki sürecin ekonomiye etkileri, önümüzdeki günlerde daha fazla tartışılmaya devam edecek.