Yıkıntılar arasında bayram sabahı: Gazze ve Lübnan'da yas ve direniş bir arada

İsrail ordusunun operasyonları, Kurban Bayramı’nın ilk gününde de Gazze ve Lübnan’da yaşamı durduramadı ancak derin acılara sahne oldu. Gazze’nin Rimal Mahallesi’nde bayramın ilk ışıklarıyla birlikte düzenlenen hava saldırıları, yerel halkın bayram sevincini cenaze törenlerine dönüştürdü.

İsrail’in aralıksız sürdürdüğü saldırılar altında Kurban Bayramı’nı karşılayan bölge halkı, morg kapılarında cenaze beklerken bile inançlarından ve yaşama tutunma arzularından vazgeçmedi.

İsrail ordusunun operasyonları, Kurban Bayramı’nın ilk gününde de Gazze ve Lübnan’da yaşamı durduramadı ancak derin acılara sahne oldu. Gazze’nin Rimal Mahallesi’nde bayramın ilk ışıklarıyla birlikte düzenlenen hava saldırıları, yerel halkın bayram sevincini cenaze törenlerine dönüştürdü. Enkazdan çıkarılan cansız bedenler, bayramlıklar yerine kefenlerle uğurlanırken, aileler evlatlarını kaybetmenin derin hüznüyle baş başa kaldı.

Enkaz başında dualar yükseldi

Tüm imkânsızlıklara ve süregelen bombardımana rağmen, Filistinliler bayram geleneğini sürdürmekten geri durmadı. Yıkılmış cami avluları, çadırlar ve harabeye dönmüş sokaklar, bu bayramda seccadelerin serildiği ana mekanlar oldu. Ebeveynler, çocuklarının yaşadıkları dehşeti bir anlığına da olsa unutabilmeleri için sınırlı imkanlarıyla bayram kıyafetleri giydirerek onları sokağa çıkardı. Hayatın devam ettiğini kanıtlayan çocukların tebessümleri, bölgedeki trajik tablonun tek umut ışığı oldu.

Kaybedilenlerin ardından yükselen feryatlar

Bayram günü mezarlık ziyaretlerinde ise hüzün zirveye ulaştı. İsrail saldırılarında oğlunu kaybeden Ümmü Şükri es-Sufi, bayramın ilk gününde bir evlat acısıyla sınanmanın ağırlığını, "Bu, onsuz geçirdiğim ilk bayram; herkesin kalbi kırık ve her gün yeni bir şehit haberiyle sarsılıyoruz," sözleriyle dile getirdi. Benzer şekilde kardeşi Muhammed Fevzi Gaben'i kaybeden bir başka Filistinli ise sürekli ilan edilen ancak sahada karşılığı olmayan ateşkes çağrılarına tepki göstererek, yaşanan acıların boyutuna dikkat çekti.

Beyrut'a yönelik saldırıların arka planı

Çatışmalar sadece Gazze ile sınırlı kalmadı; İsrail savaş uçakları Lübnan’ın Baalbek bölgesi ile Sur kentine bağlı Deyr Amis beldesini de hedef aldı. Bölgedeki saldırıların kapsamı tartışılırken, İsrail medyasından dikkat çeken bir iddia geldi. Yedioth Ahronot gazetesi, İsrail güvenlik kabinesinin Beyrut’u kapsamlı bir şekilde hedef almamasının temelinde, ABD yönetiminin, özellikle Donald Trump’ın baskı ve vetosunun yattığını yazdı. İsrail yönetimi, bu kısıtlamayı Güvenlik Kabinesi toplantılarında üstü kapalı bir şekilde kabul etti.

İLGİLİ HABERLER