İslam dininin iki temel yardımlaşma kurumu olan zekat ve sadaka, çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da hem dini hüküm hem de uygulama açısından keskin farklarla birbirinden ayrılır.
Bu iki kavram arasındaki farkları anlamak, mükellefiyetlerini doğru yerine getirmek isteyen bireyler için önem taşımaktadır.
Zekat ve Sadaka Nedir?
Zekat ve sadaka, her ne kadar her ikisi de ihtiyaç sahiplerine yardım etmeyi amaçlasa da, biri zorunlu bir ibadet, diğeri ise tamamen gönüllülük esasına dayanan bir iyilik hareketidir.
Zekat, İslam'ın beş şartından biri olarak kabul edilir ve şartları taşıyan her müslüman için farz olan bir ibadettir.
Belirli bir zenginlik düzeyine (nisap miktarı) ulaşan kişilerin, yılda bir kez malının belli bir kısmını vermesi dini bir zorunluluktur.
Sadaka ise kişinin Allah rızası için yaptığı gönüllü maddi ve manevi yardımdır.
Nafile bir ibadettir, zorunluluğu yoktur ama büyük sevap kazandırır.
Bu nedenle, zekat ve sadaka arasındaki temel fark, birinin zorunlu bir ibadet olması, diğerinin ise tamamen gönüllülük esasına dayanmasıdır.
Miktar ve Zaman Sınırlaması Nedir?
Zekatın miktarını ve zamanını kul değil, dinin temel kuralları belirler.
Genellikle malın kırkta biri (%2,5) oranında verilir ve üzerinden bir kameri yıl geçmesi şarttır.
Zekat vermek için Ramazan ayı sıklıkla tercih edilse de, yılın herhangi bir zamanında nisap süresi dolduğunda verilmesi gerekir.
Bu durum, zekatın belirli bir düzen içinde verilmesini zorunlu kılar.
Sadakada ise hiçbir miktar veya zaman sınırlaması yoktur.
Kişi dilediği zaman, dilediği miktarda sadaka verebilir.
Bir kuruş da bir milyon lira da sadaka hükmündedir. İslam hukukuna göre, birine gülümsemek veya yoldaki bir taşı kenara çekmek bile 'sadaka' olarak kabul edilen manevi eylemlerdir.
Kime Verilir, Kime Verilmez?
Zekatın verilebileceği yerler Kur'an-ı Kerim'de (Tevbe Suresi, 60. ayet) açıkça belirtilmiştir.
Zekat; anne, baba, eş, çocuk ve torun gibi bakmakla yükümlü olunan birinci derece akrabalara verilemez.
Bu durum, zekatın belirli bir sosyal adalet anlayışı çerçevesinde verilmesini sağlamaktadır.
Sadaka ise çok daha geniş bir yelpazeye sahiptir.
Zengin-fakir fark etmeksizin herkese verilebilir.
Hatta gayrimüslimlere veya bakmakla yükümlü olunan akrabalara da sadaka niyetiyle yardımda bulunulabilir.
Bu durum, sadakanın evrensel bir yardım anlayışı içinde değerlendirilmesine olanak tanır.