ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu tarafından hazırlanan ön rapor, bir yolcunun uçak penceresinden kısmen dışarı çekilmesine neden olan ve Avrupa hava sahasında gerçekleşen o korkutucu olayın teknik detaylarını gün yüzüne çıkardı. 10 Temmuz tarihinde Selanik’ten Almanya’nın Memmingen şehrine gitmek üzere havalanan ve Malta Air tarafından Ryanair adına işletilen Boeing 737-800 tipi uçakta meydana gelen arıza, havacılık güvenliği standartlarını yeniden tartışmaya açtı.
Kalkıştan kısa süre sonra sağ motorda hissedilen şiddetli titreşimler ve ardından gelen patlama sesi, kabin basıncının hızla düşmesine ve oksijen maskelerinin devreye girmesine yol açmıştı. Toplam 149 yolcu ve 6 mürettebatın bulunduğu uçak, pilotların başarılı müdahalesiyle Selanik’e güvenli bir iniş gerçekleştirmişti.
Motor parçası kabin duvarını deldi
Soruşturma dosyasındaki teknik bulgular, felaketin başlangıç noktasının sağ motordaki fan kanadının kırılması olduğunu gösteriyor. Kırılan kanat, motorun iç aksamında zincirleme bir hasara yol açarak parçalanmaya neden oldu.
Motor bölgesinden kopan metal parçalar, uçağın gövdesine ve yatay dengeleyiciye çarparak ciddi hasar oluşturdu. Bu parçalardan biri, 11.
sıradaki yolcu penceresinin bulunduğu gövde kısmını delerek içeri girdi. Pencerenin tamamen yerinden çıkmasıyla kabin basıncı aniden düştü.
11F koltuğunda oturan yolcu, oluşan basınç farkı nedeniyle pencere açıklığına doğru çekildi. Çevredeki diğer yolcuların hızlı müdahalesi sayesinde yaralı yolcu kabin içine geri çekildi ve 12.
sıraya taşındı. Uçakta bulunan bir doktor, Selanik’e dönüş süreci boyunca yaralıya ilk müdahaleyi gerçekleştirdi.
Metal yorgunluğu ve titreşim verileri
İncelemelerin en dikkat çekici kısımlarından biri, 10 numaralı fan kanadının kök kısmındaki kırılma yüzeyinde tespit edilen metal yorgunluğu izleri oldu. Laboratuvar analizleri, kırık yüzeyinin yaklaşık yüzde 37’sinin yüksek genlikli yorulma çatlaklarıyla uyumlu olduğunu ortaya koydu.
Uçuş kayıt cihazları, motor titreşiminin kalkış koşusu sırasında başladığını ve tırmanış esnasında kademeli olarak yükseldiğini doğruluyor. Pilotlar motor gücünü azalttığında titreşim seviyesi düşse de, güç tekrar artırıldığında cihazların ölçebildiği üst sınıra ulaşıldı.
Büyük patlama sesi, kalkışın başlamasından 9 dakika 20 saniye sonra kaydedildi. Ayrıca, aynı sağ motorda son 12 ay içinde dört kez kuş çarpması şüphesi rapor edildiği, ancak yapılan kontrollerde ciddi bir hasar saptanmadığı belirtildi.
Kaza sonrası motorun bazı bölgelerinde bulunan biyolojik kalıntılar, kuş çarpması ihtimalinin tamamen dışlanmadığını gösteriyor.
Bakım kayıtları ve güçlendirme süreci
Soruşturma, motor kanatlarının Kasım 2025 ve 24 Mayıs 2026 tarihlerinde ultrasonik yöntemlerle incelendiğini ve son kontrolden sadece 253 uçuş döngüsü sonra kazanın yaşandığını gösteriyor. Bu kontrollerde herhangi bir çatlak bulgusuna rastlanmamış olması, denetim süreçlerinin etkinliğini gündeme getiriyor.
Öte yandan, Boeing 737 uçakları için ABD’de zorunlu tutulan motor kaporta güçlendirmelerinin, söz konusu uçakta henüz uygulanmadığı anlaşıldı. Ancak havayolu şirketinin kurallara aykırı bir işlem yapmadığı, zira bu güçlendirmelerin tamamlanması için tanınan yasal sürenin Temmuz 2028’e kadar devam ettiği vurgulanıyor.
Bu durum, mevcut güvenlik takvimlerinin yeterliliği konusunda havacılık otoriteleri nezdinde yeni bir değerlendirme sürecini zorunlu kılıyor.
Soruşturmada nihai aşama bekleniyor
NTSB yetkilileri, ön raporun olayın teknik gelişimini ortaya koyduğunu ancak fan kanadındaki çatlağın asıl tetikleyicisinin henüz kesinleşmediğini belirtiyor. Kuş çarpmalarının motorun yapısal bütünlüğü üzerindeki kümülatif etkisi ve önceki kontrollerde neden herhangi bir bulguya ulaşılamadığı, nihai raporla netlik kazanacak.
Ryanair uçağında yaşanan bu olay, motor arızalarının sadece mekanik bir sorun olarak kalmayıp, gövde bütünlüğünü tehdit eden bir boyuta ulaşabileceğini kanıtladı. Şimdi gözler, kazanın kesin nedenini açıklayacak olan nihai soruşturma raporuna ve havacılık otoritelerinin alacağı olası yeni güvenlik önlemlerine çevrildi.