Haber Yazar Genel Akademide sömürgecilik kıskacı: Bilgi üretimi yeniden mi kurgulanmalı?

Akademide sömürgecilik kıskacı: Bilgi üretimi yeniden mi kurgulanmalı?

Akademik dünyadaki hakim bilgi sistemlerinin etik sorumluluktan uzaklaştığını savunan uzmanlar, mevcut eğitim modellerinin özgürleştirici değil, kontrol odaklı bir yapıda olduğunu vurguladı.

Okunma Süresi: 2 dk

Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen World Decolonization Forum, yükseköğretim kurumlarındaki bilginin meşrulaştırılma süreçlerini ve modern üniversitelerin sömürgeci mirasla olan bağlarını masaya yatırdı.

Akademik dünyadaki hakim bilgi sistemlerinin etik sorumluluktan uzaklaştığını savunan uzmanlar, mevcut eğitim modellerinin özgürleştirici değil, kontrol odaklı bir yapıda olduğunu vurguladı. Forumda, Batı merkezli epistemolojinin rekabet ve yok etme üzerine kurulu grameri sert bir dille eleştirildi.

Bilgi üretiminde ahlaki boyutun önemi

Notre Dame Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ebrahim Moosa, geleneksel medrese eğitimiyle modern üniversite anlayışını kıyaslayarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bilginin sadece teknik bir veri yığını değil, ahlaki bir formasyonla iç içe geçmesi gerektiğini belirten Moosa, "Üniversitelerde üretilen bilgi, biçimlendirici etkisini ve etik yükümlülüğünü büyük oranda yitirdi. Modern sistem, rehabilite etmek yerine yıkımı esas alan bir mantıkla çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Sömürge mirası ve eğitim sisteminin hiyerarşisi

Ottawa Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nadia Abu-Zahra ise sınav, not ve ders anlatımı gibi standart uygulamaların tarihsel kökenlerine dikkat çekti. Bu unsurların sömürge döneminde öğrencileri disipline etmek ve kontrol altında tutmak için tasarlandığını belirten Abu-Zahra, kolektif ve proje odaklı öğrenme modellerine geçiş yapılması gerektiğini savundu. Akademide eşitlikçi bir güç yapısı kurulmasının, ancak hiyerarşilerin sorgulanmasıyla mümkün olacağını dile getirdi.

Tarih eğitimi ve akademik özgürlük tartışmaları

Türkiye'deki tarih eğitiminin 19. yüzyıl ulusalcı paradigmasından beslendiğini savunan Prof. Dr. Halil Berktay, Osmanlı dönemindeki reformların Batı modernitesine uyum sağlama çabası olduğunu ancak sömürgeci bir gelenekle eş tutulamayacağını belirtti.

Diğer taraftan Columbia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Joseph Massad, ABD üniversitelerindeki akademik özgürlük krizine odaklandı. Özellikle Filistin konusundaki anlatıların baskı altına alındığını belirten Massad, medya ile akademik bilgi arasında yapay bir uçurum yaratıldığını ve İsrail yanlısı lobilerin akademik müfredat üzerinde ciddi bir sansür mekanizması oluşturduğunu öne sürdü.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *