Bazı insanlar ne yaparsanız yapın bir kusur bulur.
Konuşmanız, kararınız, tarzınız… hep düzeltilecek bir şey vardır.
Başta öneri gibi gelir, zamanla rahatsız eder.
Çoğu kişi bunu doğrudan “beğenilmeme” olarak yorumlar.
Oysa psikologlara göre sürekli eleştirme davranışı çoğu zaman karşıdaki kişiden değil,
kişinin kendi iç dünyasından kaynaklanır.
Kontrol İhtiyacı
Eleştiri bazen düzeltme değil, düzen kurma çabasıdır.
Belirsizlik bazı insanları huzursuz eder.
Çevreyi değiştirmek, iç gerginliği azaltmanın yolu haline gelir.
Bu yüzden kişi fark etmeden çevresini şekillendirmeye çalışır.
Kendi Standardını Yansıtma
Bazı insanlar kendi beklentisini evrensel kabul eder.
Farklı bir davranış gördüğünde hata olarak algılar.
Eleştiri aslında şu mesajı taşır:
“Ben böyle yapardım.”
Bu durum karşıdakini değil, kişinin düşünce kalıbını gösterir.
Duygusal Mesafe Kurma
Doğrudan duygusal ifade zor geldiğinde eleştiri devreye girer.
Övgü yakınlık gerektirir,
eleştiri mesafe sağlar.
Kişi farkında olmadan iletişimi güvenli bulduğu alana taşır.
Neden Yakın İlişkilerde Artar?
Yakınlık arttıkça beklenti de artar.
Kişi rahat hissettiği yerde filtresiz davranır.
Bu yüzden en çok eleştiri genelde en yakın kişilere yönelir.
Nasıl Anlaşılmalı?
Her eleştiri saldırı değildir.
Ama sürekli tekrar ediyorsa, mesaj içerikten çok davranış biçimindedir.
Sorun çoğu zaman yaptığınız şey değil,
karşı tarafın rahatlama yöntemidir.
Kişisel Alınmalı mı?
Uzmanlara göre ilk tepki savunma yerine sınır koymaktır.
Çünkü sürekli eleştiri çoğu zaman alışkanlık haline gelir.
Eleştiri Her Zaman Hakkınızda Değildir
Bazı insanlar duygularını konuşarak,
bazıları yönlendirerek ifade eder.
Sürekli eleştiri çoğu zaman beğenilmemekten değil,
karşı tarafın kontrol arayışından doğar.