Türkiye’nin coğrafi işaretli lezzetlerinden Hasanağa enginarı, hızla artan sanayi ve lüks konut projelerinin ortasında var olma mücadelesi veriyor.
Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki Hasanağa Mahallesi, yıllardır süren tarımsal üretim geleneğini betonlaşmanın getirdiği baskı altında sürdürmeye çalışıyor. Bölgedeki tarım arazileri, çevresini saran dev fabrikalar ve milyonlarca liralık konut projeleri nedeniyle her geçen gün biraz daha küçülüyor. Yerel üreticiler, tarım alanlarının maruz kaldığı bu dönüşümün, toprağın bereketini kalıcı olarak yok edebileceği uyarısında bulunuyor.
Üretim alanları imar tehdidi altında
Yirmi yılı aşkın süredir enginar üreticiliği yapan ve Hasanağa Enginar Festivali'nde defalarca birincilik kazanan Ömer Çinkaya, bölgedeki manzaranın tarım için alarm verdiğini belirtti. Kontrolsüz şehirleşmenin Bursa'nın tarımsal kimliğini zayıflattığını öne süren Çinkaya, kendi tarlalarının da benzer bir kaderi paylaşma riski taşıdığını ifade etti. Üreticiler, ekonomik rantın tarımsal değerlerin önüne geçtiğini ve bu durumun uzun vadede gıda arzı açısından geri dönülemez sonuçlar doğurabileceğini savunuyor.
Lojistik sorunlar ve güvenlik endişeleri
Tarım arazilerinin lüks siteler ve otoyollar arasında sıkışıp kalması, gündelik saha çalışmalarını da zorlaştırıyor. Artan kamyon trafiği ve yoğun ulaşım aksları nedeniyle tarlalarına erişimde güçlük çektiklerini belirten çiftçiler, bölgedeki yapılaşmanın güvenlik zafiyetine de kapı araladığını iddia ediyor. Özellikle hasat döneminde yaşanan hırsızlık vakalarının arttığına dikkat çeken üreticiler, beton blokların yükselmesiyle birlikte tarımsal faaliyetlerin sürdürülemez bir noktaya sürüklendiği görüşünde birleşiyor.
Gelecek nesiller için endişeli bekleyiş
Topraklarını satmama konusunda direnen az sayıda üreticiden biri olan Çinkaya, çevresindeki komşularının arazi satışlarıyla birlikte yalnızlaştığını ve bir noktadan sonra tarımsal üretimi bırakmak zorunda kalabileceklerini belirtiyor. Sanayileşme ve yüksek değerli konut projelerinin, bölgedeki çiftçiyi topraktan koparma noktasına getirdiğini vurgulayan üreticiler, betonlaşan kentlerin gelecekteki beslenme ihtiyacını nasıl karşılayacağı sorusunu gündeme getiriyor.